| İşi yapmanın zamanı gelmişti. bütün gece uyumayanlarımız kahve ve çörek havasında değildi. | Open Subtitles | كلانا كان مستفيقاً طوال الليل ولم نكن في مزاجٍ يسمح بتناول القهوة والكعك |
| Yok, baba hiç de dondurma havasında değilim. | Open Subtitles | أبي، لا لست في مزاجٍ جيّدٍ لتناول المثلّجات لقد خسرت خطيبي للتوّ |
| Perdeye sarılmış, iki bacaklı bir porsuk ile evlenecek ruh halinde olacağını pek sanmıyorum. | Open Subtitles | فلن يكون في مزاجٍ للزواج من حيوانٍ يقف على قدمين مرتدياً ستارة. |
| Şefkatli olabilecek ruh halinde değilim Morales. | Open Subtitles | لستُ في مزاجٍ لأكونَ مُتساهلاً يا (موراليس) |
| Şey... havamda değilim, anlarsın ya. | Open Subtitles | نعم، لكن تعلم لستُ في مزاجٍ لأحصل على أخرى |
| Tam havandasın. | Open Subtitles | انتَ في مزاجٍ جيد |
| Sabaha kadar uyanık kalanlar olarak kahve ve çörek havasında değildik. | Open Subtitles | كلانا كان مستفيقاً طوال الليل ولم نكن في مزاجٍ يسمح بتناول القهوة والكعك |
| Balonları kaybet. Hanımefendi, havasında değil. | Open Subtitles | حسنًا ، تخلصي البالونات إنها في مزاجٍ سيء |
| Üzgünüm ama pek de parti havasında değilim. | Open Subtitles | انا آسفة ،، أنا لستُ في مزاجٍ مناسبٍ للإحتفال |
| Anladım, ben de pek parti havasında olmadığımı söylemek için aramıştım. | Open Subtitles | أجل، لقد أتصلت لأقول أني لست في مزاجٍ للإحتفال |
| Pek parti havasında değilim. | Open Subtitles | انا لستُ في مزاجٍ مناسبٍ للإحتفال |
| Baban çok kırılgan ruh halinde. | Open Subtitles | إنّه في مزاجٍ هش. |
| Hiç şaka kaldıracak ruh halinde değilim. | Open Subtitles | لستُ في مزاجٍ للمزاح |
| Oyunlar oynamayı kes. Hiç de havamda değilim. | Open Subtitles | توقفي عن لعب الألعاب أنا لست في مزاجٍ يسمح بذلك |
| Ben sadece emin değilim, annemin anısına yukarıda bekleyen bariz "Alıç" müzesi için pek havamda olduğumdan. | Open Subtitles | لكنني لست واثقة من أنني في مزاجٍ تقبّل... |
| Konu her neyse şu an hiç havamda değilim. | Open Subtitles | مهما كان مالديكِ، أنا لست في مزاجٍ لذلك |
| - İyi havandasın. | Open Subtitles | -أنتِ في مزاجٍ جيّد . -أنا كذلك . |