| Bu senin listen. Bunları yapabilirsin. | Open Subtitles | هذه قائمتكِ يجب أن تقومي أنتِ بفعل ما بها |
| listen nasıl gidiyor? | Open Subtitles | ماذا سنفعل من قائمتكِ الآن ؟ |
| Senin şu listende vücuduna daha az zarar verme ihtimali olan bir şey yok mu? | Open Subtitles | هل هناك شيء في قائمتكِ يحتوي على إلحاق ضرر جسدي أقل من ذلك ؟ |
| Senden küçükler senin listende yok sanıyorum. | Open Subtitles | اعتقدتُ بأنَّ الشباب ليسوا ضمن قائمتكِ |
| O şapşal listeni bir kenara bıraksan düzgün biriyle tanışabilirsin. | Open Subtitles | أتعلمين، لو توقفتي عن ،مواعدة هؤلاء المجانين في قائمتكِ فقد تجدين رجلأً جيداً |
| Yaz bitmeden yapmasını öğreneceğim üç hayati yemek ve bir romantik tatlı listenden. sana çikolatalı mus pastamı sunuyorum. | Open Subtitles | تم شطب من قائمتكِ ذات الـ3 عناصر الباقية التي يجب أن أصنعها قبل أن ينتهي الصيف وحلوى رومانسية |
| Listendeki neredeyse herşeyi aldım. | Open Subtitles | أحضرت أغلب الأشياء التي تريديها على قائمتكِ |
| Böylece listen hakkında endişelenmek zorunda değilsin. | Open Subtitles | ليس عليكِ القلق حيال قائمتكِ |
| listen. | Open Subtitles | قائمتكِ |
| Sanki Vaughn da senin listende gibi. | Open Subtitles | -يبدو وكأنّ (فون) على قائمتكِ أيضاً . |
| Senin seçmeler listeni gördüm. | Open Subtitles | رأيت قائمتكِ لمباراة الإنتقاء |
| listeni buldum. | Open Subtitles | لقد عثرت علي قائمتكِ |
| Ama bu akşam listenden bir şey yapacağız. | Open Subtitles | سوف نقوم بعمل شيئ من قائمتكِ أنتِ ولكني .. |
| Listendeki bir sonraki mezarlığa gideceksin ve bir çiçek daha bırakıp diyeceksin ki, "FBI'ya teslim ol." | Open Subtitles | ستذهبين الى القبر القادم على قائمتكِ :و ستتركين زهرة تقول "FBI سلمي نفسكِ للـ" |