ويكيبيديا

    "قابلتيه" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • tanıştığın
        
    • tanıştınız
        
    • tanıştın
        
    • tanışmıştın
        
    • tanıştığınız
        
    tanıştığın o dürüst adam pek de dürüst değilmiş, değil mi? Open Subtitles الرجل المهذب الوحيد الذي قابلتيه لم يكن مهذباً كلية, أليس كذلك؟
    Didi, Raj Avrupa'da tanıştığın kişi değil mi? Open Subtitles ديدي، هل راج، الواحد الذى قابلتيه في أوروبا؟
    Demek istedigim, düşün ki bu seyahatte tanıştığın birine aşık oldun. Open Subtitles أعني، تخيّلي بأنّك أحببت شخصا ما قد قابلتيه في الرحلة هنا...
    Yenge, Kont Cavriaghi Milano'dan geldi. Onunla, Palermo'da tanıştınız, generalle birlikte gelmişti. Open Subtitles خالتي، هذا الدون "كافرياجي" من "ميلان" لقد قابلتيه من قبل في "باليرمو"
    Onunla ilk olarak nasıl tanıştınız? Open Subtitles كيف قابلتيه لأول مرة ؟
    Onunla tanıştın ve şu an kendini değersiz hissediyorsun değil mi? Open Subtitles أنته قابلتيه وفورا شعرتى أنه لا يستحق,أهذا صحيح؟
    Dur yahu, tanışmıştın onunla. Open Subtitles -لنْ تعلمي من هو . إنتظري, لقد قابلتيه, والدي.
    Didi, Raj Avrupa'da tanıştığın kişi değil mi? Open Subtitles ديدي، هل راج،هو الفتى الذى قابلتيه في أوروبا؟
    Bilirsin, geçen gece barda, tanıştığın yakışıklı ve komik genç. Open Subtitles أتعلمين, الفتى المرح ذو المظهر الجيد الذى قابلتيه فى الحانة ليلة أمس
    Söylesene, çöpçatanlık sitesinden tanıştığın çocuktan ne haber? Open Subtitles وماذا عن الشاب الذي قابلتيه على موقع المواعدات؟
    Barda tanıştığın bir adam için tüm hayatını bir kenara mı atacaksın? Open Subtitles تقلبين كامل حياتك من اجل رجل قابلتيه في حانة؟
    Neyden bahsediyorsun sen? Barda o gece tanıştığın adamla aynı adamım. Sadece sandığından başka bir mesleğim var. Open Subtitles ماذا تتحدثين عن, انا نفس الشخص الذى قابلتيه هذه الليله فى البار, فقط لدى وظيفه مختلفه
    Gezintide tanıştığın, rastgele dönüştüremeyeceğin bir polis dışında. Open Subtitles بجانب, لا يمكنك ان تحولي اي شرطي عشوائي قابلتيه اثناء تجوالك
    Onunla tanıştın, ve sana aşık olduğunu söyledi ve ilk seferinde nasıl hissedeceğinden, emin değilken , çok yakında onun şu ana kadar tanıştığın kişilerin en iyisi olduğunu fark ettin? Open Subtitles وبينما لم تكوني متأكدة من مشاعرك في البداية أدركتي سريعاً أنه أفضل رجل قابلتيه في حياتك؟
    Bunu söylemeyecektim. Onunla nerede tanıştınız? Open Subtitles . لن أقول ذلك أين قابلتيه ؟
    Orada mı tanıştınız? - Hayır. Open Subtitles أهناك حيث قابلتيه ؟
    Biliyordum! Bu çok önemli! Ne zaman, tanıştınız? Open Subtitles عرفت ذلك ، متى قابلتيه ؟
    - Peki, Londra'da mı tanıştınız? Open Subtitles -حسنا اذن.. هل قابلتيه هنا في لندن؟
    Yani gizli görevde. Onunla nerede tanıştın, burada mı yoksa başka ülkede mi? Open Subtitles إذاً لقد كان متخفي، أين قابلتيه هُنا أم فى الخارج؟
    Onunla tanıştın. Open Subtitles لقد قابلتيه توا
    Hayır. Limuzin sürüyor. Valentino'nun önünde tanışmıştın. Open Subtitles كلا انه سائق ليموزين قابلتيه أمام "فالنتينو"
    Ve daha sonra, ona Moss Hart hakkında konuşurken, dedim ki,... ...tanıştığınız zaman onun kim olduğunu biliyor muydunuz, TED ومن ثم قلت أنا، آه، لقد كانت تتحدث عن موس هارت، تعلمين، عندما قابلتيه كنت قد عرفتي أنه هو،

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد