| Kırılmaz bir pencere camı... Standart bir yüzük parmağını çıkarır. | Open Subtitles | سطح واحد من الزجاج الغير قابل للكسر و خاتم اصبع عادى |
| Kırılmaz cam! | Open Subtitles | سطح واحد من الزجاج الغير قابل للكسر و خاتم اصبع عادى |
| Üzerinde çalışıyorduk ve Kırılmaz saplar yaptık, sonunda. | Open Subtitles | نحن نعمل عليه من فترة وأخيرا توصلنا لمقبض غير قابل للكسر |
| Hem kırılgan hem de ağırbaşlıydı, o... Bilemiyorum sanki, küçük bir filiz gibi | Open Subtitles | هناك توازن غريب في الداخل وتملك شيئاً قابل للكسر ولكنه قوي في نفس الوقت |
| Kırılmayacak veya çalınamayacak bir şeye ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نحتاج شيئا غير قابل للكسر ولا للسرقة |
| Hemen kırılabilir. | Open Subtitles | فانه قابل للكسر |
| - Kesinlikle. Ama aşırı dikkatli ol, buradaki her şey çok kırılgandır. Tıpkı fısıldayan savaşçılar vazosu gibi. | Open Subtitles | لكن كن حذرا جدا، فكل شيء قابل للكسر هنا مثل جرة المحاربين الهماسين |
| Haberler harika. DJ Kırılmaz seyircinin üstüne atlayıp düştü. | Open Subtitles | أنباء عظيمة, منسق الموسيقى الغير قابل للكسر قد سقط بعد قيامه بحركة القفز على الحضور |
| - Böylece birşey Kırılmaz. | Open Subtitles | -صدقنى أنت لا تريد أى شيئ قابل للكسر فى شقتك |
| Yunanca Kırılmaz anlamına gelen "ádamas" kelimesinden gelir. | Open Subtitles | لقد أتت من المصطلح اليوناني "آدامس" ومعناه، "غير قابل للكسر." |
| Kırılmaz camdır. - Çok zekice, Kırılmaz. | Open Subtitles | أنة غير قابل للكسر - هذا من الذكاء، غير قابل للكسر - |
| Titanyum çelik, Kırılmaz cam. | Open Subtitles | التيتانيوم الصلب،زجاج غير قابل للكسر |
| Kırılmaz. | Open Subtitles | غير قابل للكسر. |
| Bu kapaklar tamamıyle Kırılmaz. | Open Subtitles | هذا الغطاء غير قابل للكسر |
| kırılgan etiketli bir sandık olacaktı. | Open Subtitles | وكان هناك قفص مكتوب عليه قابل للكسر مع ملصقات الشحن |
| Bir parça. Küçük ve kırılgan ve yaşamda sahip olmaya değer tek şey. | Open Subtitles | إنه إنش إنه صغير و غير قابل للكسر |
| Kalbi senin sandığından daha kırılgan. | Open Subtitles | فقلبه قابل للكسر أكثر مما تتصورين |
| Kırılmayacak veya çalınamayacak bir şeye ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نحتاج شيئا غير قابل للكسر ولا للسرقة |
| Dikkat et. Hemen kırılabilir. | Open Subtitles | كن حذرا فهو قابل للكسر |
| Ama aşırı dikkatli ol, buradaki her şey çok kırılgandır. | Open Subtitles | لكن كن حذرا للغاية , فكل شيء هنا قابل للكسر جدا |