| Bolca su, balık avlama köprüsü, balıkçı teknesi ve tarpon balığı. | Open Subtitles | الكثير من الماء و الكثير من جسور الصيد و قارب صيد السمك و سمك التربون المتداول |
| Karşınızda muhteşem balıkçı teknesi SS Mutluluk'un kaptanı duruyor. | Open Subtitles | ترى أمام عينيك سعادة قائد قوات العاصفة قارب صيد غير عادي |
| -Bay Walker diye bir adam. Meksika'da bir balıkçı teknesi var. | Open Subtitles | رجل يدعى السيد واكر يملك قارب صيد خارج المكسيك |
| Balıkçı teknesiyle Kuzey Kutbuna gitti. | Open Subtitles | لقد ذهب إلي القطب الشمالي على متن قارب صيد |
| Sonra küçük botlarla eski bir balıkçı teknesine götürüldüler, Bu teknede 500 kişi tıkıştılar, 300 kişi aşağı 500 kişi yukarı. | TED | ثم أُخذوا عن طريق قوارب صغيرة إلى قارب صيد قديم 500 منهم محشورون على متن القارب 300 بالأسفل و 500 بالأعلى |
| Bilmeni istiyorum, bir iş buldum. Bir balıkçı teknesinde çalışacağım. | Open Subtitles | أردت أن أعلمكِ أنني وجدت وظيفة على قارب صيد في المياه العميقة |
| Bebeğim, şu halimize bir bak Ben balıkçı teknesi modifiye ediyorum sense çocukları bir çeşit yoyoya çevirdin Bu iyi ebeveynlik gibi görünmüyor. | Open Subtitles | عزيزتي , انظري إلى ما نفعله أنا أقوم بتشغيل قارب صيد خارج البحر و أنت حولت الفتية إلى يو يو بين يديك |
| - Bunun için de bir planın var mı? - Evet, var. Limana kadar araba ile gider, balıkçı teknesi ile ana karaya çıkarız. | Open Subtitles | نعم, هناك, القياده حتى مرسى السفن ثم نأخذ قارب صيد ونتجه بها نحو الجزيرة الرئيسيه |
| Bir balıkçı teknesi kiralamıştı. Dil altı hapları da yanındaydı. | Open Subtitles | لقد سقط من على قارب صيد السّمك الخاص به وكان معه حبوب نترات الصوديوم |
| Bir balayı çifti bu sabah bir balıkçı teknesi kiralamış. | Open Subtitles | زوجين في شهر العسل استأجرا قارب صيد صباح اليوم. |
| Bu, işçi emeklisi alan bir adam için çok güzel bir balıkçı teknesi. | Open Subtitles | هذا هو لطيف قارب صيد الرجل مع معاش العامل. |
| Yedi yüz balıkçı teknesi ve Kraliyet Donanması | Open Subtitles | سبعمئة قارب صيد بالإضافة للبحرية الملكية |
| Bu balıkçı teknesi falan değil. | Open Subtitles | أبقى على ذلك ثلاثون عقدة؟ هذا ليس قارب صيد |
| Dolandırıcı Jin Hyeon Pil'in kaçarken kullandığı düşünülen küçük bir balıkçı teknesi Doğu Çin Denizi'nde bulundu. | Open Subtitles | ،من المتوقع أن المُحتال جين هيون بيل تمكّن من الهروب على قارب صيد صغير .عُثر عليه في بحر الصين الشرقي |
| - Bir balıkçı teknesi. Bir balıkçı teknesi için mi alarm verdiniz? | Open Subtitles | هل أطلقت الإشارة لأجل قارب صيد ؟ |
| Önce Grönland'a gittim sonra bir Balıkçı teknesiyle Sean'ın peşinden İzlanda'ya geldim. | Open Subtitles | كنت على متن قارب صيد أتعقب شين وانتهى بي الأمر هنا في ايسلندا |
| Balıkçı teknesiyle sabahın köründe denize açıldık. | Open Subtitles | أبحرنا في قارب صيد في الصباح الباكر |
| Tek zanlım, yılda 30 bin kazanıyor ama yeni bir balıkçı teknesine 40 bin dolar vermiş. | Open Subtitles | المشتبه الوحيد لدي يجني 30 ألف دولار في السنة، ولقد صرف للتو 40 ألف دولار لشراء قارب صيد جديد لعين |
| ...vahşice dövülmüş halde kulübesinin yakınlarındaki küçük bir balıkçı teknesinde ölü bulundu. | Open Subtitles | وجد ميتاً في قارب صيد صغير قرب كوخه الصيفي الضحية تعرض لضرب وحشي |
| 2 nolu iskeleye bir tekne ve bir mavna yanaşıyor. | Open Subtitles | هناك قارب صيد و زورق 2 قادمان إلى الرصيف رقم |
| Karides teknesi kaptanı. | Open Subtitles | قائد قارب صيد الجمبرى |
| Bu rapora göre, geçen hafta bir balıkçı teknesinin imdat çağrısı duyulmamış, çünkü radyo dalgası Radyo Rock tarafından engellenmiş. | Open Subtitles | لديّ تقريرٌ هنا يقول أنه خلال الأسبوع الماضي قد صدر نداء استغاثة مِن قارب صيد و لم يسمعه أحد بسبب موجات الراديو. |