| Yenilen birinin bağırsaklarının tek boynuzlu bir canavar tarafından yenilirken nasıl neşeyle baktığını bilmiyordum. | Open Subtitles | انا لا اعرف لما بدوت سعيدا عندما بدأ اكل احشائك من قبل وحش ذو القرن |
| Bir canavar tarafından canlı canlı yutulmuş küçük bir yaratık gibiyim. | Open Subtitles | أنا مثل مخلوق صغير إبتلع من قبل وحش |
| Babam bir tür canavar tarafından öldürüldü. | Open Subtitles | لقد قـُتل والدي من قبل وحش. |
| "canavar tarafından saldırıya uğramak." | Open Subtitles | "هجوم من قبل وحش" |
| JT, Catherine bir canavar tarafından saldırıya uğradı. | Open Subtitles | (ان(كاثرين)هوجمت من قبل وحش يا(جي تي |
| Korkunç bir canavar zavallı nedimeme işkence yapıyor. | Open Subtitles | عذرائي المسكينة تعذّب من قبل وحش فظيع |
| Öldü. bir canavar onu yakaladı. | Open Subtitles | لقد هُوجم وقُتل من قبل وحش |