| Kabul etmeyince de onu öldürdüm, buraya geleceğimi biliyordum, | Open Subtitles | و عندما رفضَ ذلك، قتلتُه عارفاً أنهُم سيُرسلونني إلى هُنا |
| Evet, çünkü seni bu durumdan uzak tutmak için onu öldürdüm. | Open Subtitles | نعم ، ولقد قتلتُه لكي أخرجكي من هذا الأمر |
| Elinde demir bir levye vardı ve onu öldürdüm. | Open Subtitles | كان لديه عتلة، وأنا... أنا قتلتُه. |
| Onu öldürdüğümü düşünüyorsa demek ki deli. Belki de tehlikeli bir deli ile karşı karşıyayız. | Open Subtitles | إن كان يعتقد بأنّي قتلتُه فهو مجنون، لعلّنا نتعاطى ورجل مختلّ خطير |
| Peki ya öldürdüğüm adam? Ben ona nasıl bir anlam yükleyeceğim? | Open Subtitles | و الرجل الذي قتلتُه, كيف يمكنني تقبل ذلك؟ |
| Onu ben öldürdüm. | Open Subtitles | ــ لا , لقد قتلتُه |
| Zannedersem onu da öldürdüm. | Open Subtitles | أعتقد أنّي قتلتُه أيضاً |
| Evet, öldürdüm. Sen misin sıradaki? | Open Subtitles | أجل لقد قتلتُه. |
| Buna rağmen onu öldürdüm. | Open Subtitles | ومع ذلك قتلتُه"{\pos(192,220)}" |
| Tabii öldürdüm. | Open Subtitles | -بالتأكيد قتلتُه |
| Evet, beni ifsa etmekle tehdit etti ben de onu öldürdüm. | Open Subtitles | -أجل. هدّد بفضحي، لذا قتلتُه . |
| Evet, beni ifşa etmekle tehdit etti ben de onu öldürdüm. | Open Subtitles | -أجل. هدّد بفضحي، لذا قتلتُه . |
| Bunu sana anlatmadım çünkü onu ben öldürdüm. | Open Subtitles | لمْ أخبرك لأنّي... قتلتُه. |
| Onu öldürdüm. | Open Subtitles | قتلتُه |
| Onu ben öldürdüm. | Open Subtitles | أنا قتلتُه |
| - Evet, onu ben öldürdüm. | Open Subtitles | -نعم، أنا قتلتُه . |
| Onu öldürdüm. | Open Subtitles | لقد قتلتُه |
| Ben de öldürdüm onu. | Open Subtitles | لذا قتلتُه |
| Evet, tripodu kullandım ama bu onu benim öldürdüğümü kanıtlamaz. | Open Subtitles | أقصد، أجل، استخدمتُ حاملاً ثُلاثيّاً، لكن ذلك لا يُثبت أنّي قتلتُه. |
| Senin yaptığını umdum. Onu benim öldürdüğümü mü sandın? | Open Subtitles | وتمنيّتُ أنكِ تكونين من فعلتيها - خلت أني قتلتُه ؟ |
| Will ile anlaşamıyor olmam onu öldürdüğüm anlamına gelmez. | Open Subtitles | حقيقة أنّي لمْ أنسجم أنا و(ويل) لا يعني أنّي قتلتُه. |