| Suç işleme tarzı bakımından rehineleri soydurmak şeklinde başlayan uygulama derin bir psiko-seksüel dürtüyü tetikledi. | Open Subtitles | ما بدأ كأسلوب عملى، تعرية رهائنه اثار استجابة جنسية نفسية عميقة |
| Çoğu uzun mesafe taşımacılığını iş değil hayat tarzı olarak görüyor. Açık yolda yalnız başlarına yaşıyorlar. | Open Subtitles | يرى معظمهم عملهم كأسلوب حياة، وليس وظيفة عيش حياة العزلة على الطريق |
| Hayır... biraz daha vücut ruhuyla ilgili... bir çeşit hayat tarzı. | Open Subtitles | كلا العقل، الجسم الروح أنه كأسلوب حياة |
| MC5 tarzı. | Open Subtitles | كأسلوب ام بي 5 |
| - Savage'in tarzı gibi görünüyor. | Open Subtitles | -هذا يبدو كأسلوب (سافاج ) |