| Onu yaklaşık bir yıl önce Karaçi'de gördüm bir kere. | Open Subtitles | أنا رأيته ذات مرة بالفعل قبل سنة في (كاراتشي) |
| Fatima Khan. Karaçi'de doğdu, terzi annesi ve taksici bir babası varmış. | Open Subtitles | (فاطمة خان) وُلدت في كاراتشي من أم تخيط الثياب ومن أب يعمل كسائق تاكسي |
| Çocukken babam Karaçi'ye tayin olmuştu. | Open Subtitles | أبي كان متمركز في كاراتشي) عندما كنت طفلة) |
| Sıkıyorsa bir daha desene onu. Sanki sen Karachi'de doğdun da. | Open Subtitles | هلا تكررين هذا أيتها الساقطة، وكأنك ولدت في "كاراتشي"! |
| Amir Wasif, Karachi'deki pazar yerinin bombalanmasından sorumluydu değil mi? | Open Subtitles | (أمير وصيف) كان مسؤولا عن تفجيرات المركز التجاري في (كاراتشي)، أليس كذلك؟ |
| Seni Karaçi'de öldürebileceğimi ama öldürmediğimi bilmeni istiyorum. Yaşamana izin verdim ki ikimiz konuşabilelim. | Open Subtitles | كان يُمكنني أن أقتلكَ في (كاراتشي)، ولكنني لم أفعل، تركتُكَ تعيش، لكي نتمكن من... |
| Karaçi! | Open Subtitles | (كاراتشي)! |