| Şimdi karnımı yarsalar pisliğin katman katman olduğunu görürler. İncecik dallar gibi istiflenmiş. | Open Subtitles | إفتح أمعائي الاًن، ستجد فضلاتي مكدسة كالأغصان السوداء الصغيرة |
| Şimdi karnımı yarsalar pisliğin katman katman olduğunu görürler. İncecik dallar gibi istiflenmiş. | Open Subtitles | إفتح أمعائي الاًن، ستجد فضلاتي مكدسة كالأغصان السوداء الصغيرة |
| Evet, o şeyler bu sıcaklıkta dal gibi olur. | Open Subtitles | نعم هذه الحبال تنكسر كالأغصان بهذا الطقس |
| Hayır, değil. Kolları dal gibi. | Open Subtitles | كلا ليست كذلك لديها ذراعان كالأغصان |
| Hayat ve Short Strand buna ayak uydurmalı, yoksa ince bir dal gibi hepsi kırılır. | Open Subtitles | والحياة و " شورت ستراند " تعرضت لكثير منه كلنا نتمايل كالأغصان |
| Ya da her neyi ise partneri bir kuş kadar küçüktü küçük dallar gibi bilekleri vardı. | Open Subtitles | أو أياً كانت تلك السيدة صغيرة جداً ...مثل العصفورة معصم يدها كالأغصان الصغيرة |
| Onların küçük parmakları ince dallar gibi kırılıyor. | Open Subtitles | وأصابعهم الصغيرة سوف أُطقطقها كالأغصان |
| Dallar gibi, kollarınızdaki gücü hissedin. | Open Subtitles | شدوا ايديكم بقوة ...كالأغصان |
| - Ağaç dalı gibi. | Open Subtitles | -نوعًا ما كالأغصان |