| tereyağı gibi kaymayız, sert ve güçlüyüzdür. | Open Subtitles | نحن لا ننتشر بسهولة كالزبدة علينا أن نكون قساة وأقوياء |
| Derisi şimdiye kadar iyileşmeliydi. Hala tereyağı gibi. | Open Subtitles | البشرة يجب أن ترتد لمكانها أما هذه كالزبدة |
| Dört kat yağdokusu tereyağı gibi kesilmiş. | Open Subtitles | اربع طبقات من الشحم قطعت كالزبدة |
| Ray, bu bifteğin tadı tereyağı gibi. | Open Subtitles | ري، طعم هذه الشرائح كالزبدة |
| tereyağı gibi yumuşak | Open Subtitles | انظري كم هي ناعمة كالزبدة |
| Kayayı tereyağı gibi keser. | Open Subtitles | يمكنها شق الصخور كالزبدة |
| "ve sen tereyağı gibi yumuşuyorsun." | Open Subtitles | "ثم تصبح ناعماً كالزبدة" |
| "tereyağı gibi lezzetliyim." | Open Subtitles | "يقول الناس طعمي كالزبدة" |
| "tereyağı gibi lezzetliyim." | Open Subtitles | "يقول الناس طعمي كالزبدة" |
| Yani, tereyağı gibi. | Open Subtitles | إنه كالزبدة. |
| Yemin ederim tereyağı gibi erir o zaman! | Open Subtitles | وسيدوب كالزبدة |