| Okulda bana Mr Glass (Bay cam) diyorlar, çünkü cam gibi kırılıyorum. | Open Subtitles | انهم يدعونى : الرجل الزجاجى فى المدرسة لاننى اتحطم كالزجاج |
| İnsanlar size inanmayı kestiğinde cam gibi kırılıyorsunuz. | Open Subtitles | وحين يتوقف الناس عن الإيمان بكم ستتحطمون كالزجاج |
| Çok güzel, cam gibi sütunlar. | Open Subtitles | لدينا هذه الأعمدة الجميلة الصافية كالزجاج |
| Çok güzel, cam gibi sütunlar. | Open Subtitles | لدينا هذه الأعمدة الجميلة الصافية كالزجاج |
| Patti Smith, şiirlerimin patlayan cam gibi olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | باتي سميث قالت بأن قصائدي كانت كالزجاج المتكسر |
| Mesela volkanik cam olarak bilinen obsidyen saklanırmış. | Open Subtitles | و هي فتحة لإخفاء الأشياء كالزجاج البركاني الأسود |
| Güneş yaprakları buzlu cam gibi parlatıyordu, ve takip ettiğimiz patika olmasaydı, adeta o topraklarda yürüyen ilk insanların bizler olduğunu zannedebilirdik. | TED | فسقوط الشمس على الاوراق جعلها تسطع كالزجاج الملون و لو لم يكن موجودة على طريقنا، لظننا أنّنا أول بشر تطأ أقدامهم ذلك المكان. |
| İnce şeritler halinde yükseliyor ve cam gibi parıldıyordu. | Open Subtitles | ارتفعت فى شرائح رفيعة ولمعت كالزجاج |
| "cam kadar şeffaf" bunu anladığını zannediyorum söylesene, şu an yalan mı söylüyorum? | Open Subtitles | "شفافة كالزجاج" حسبما أعتقد أنّك صغتها، لذا أخبرني، هل أكذب الآن؟ |
| Makoto-kun'un kalbi cam gibi kırılgan. | Open Subtitles | . لأن ماكوتو - كن لديه قلب هش كالزجاج |
| cam kalp hemen paramparça olur. | Open Subtitles | . قلبٌ كالزجاج قد كُسر بالفعل |
| cam kadar netsin aslında. | Open Subtitles | أنت شفاف كالزجاج |
| Gözleri... Sanki cam. | Open Subtitles | كانت كالزجاج |
| Bu sadece cam gibi... | Open Subtitles | ملمسه كالزجاج |
| Tıpkı cam gibi. | Open Subtitles | كالزجاج |
| Artık bu cam bilyenin kalbi benim. | Open Subtitles | شفّاف كالزجاج. |