| 17 güvenlik kamerası var 6 hareket sensörü ve bir kedi. | Open Subtitles | هناك 17 كاميرة مراقبة و ستة إجهزة إستشعار حركة و قطة. |
| Yani tıpkı Hollywood filmlerindeki gibi soygun sırasında, gözlem kamerası daha önceden kaydedilmiş video ile kapatılıyor. | TED | كما في افلام هوليود حيث أثناء سرقة، تقوم كاميرة المراقبة بعرض فلم مسبق التسجيل للموقع حتى لا يبدو هناك شيءٌ ما |
| Gizli kamera görüntülerine göre... adamın bir 38'lik tabancası vardı. | Open Subtitles | كاميرة المراقبة اظهرت ان لديه مسدس عيار 38 خاص بالشرطة |
| Şükürler olsun ki, gizli kamera kayıtları var. | Open Subtitles | شكرا للسماء , أنه تم تسجيلك عن طريق كاميرة المراقبة |
| Bu fotoğraf şirketimin güvenlik kamerasından alındı. | Open Subtitles | هذه الصورة مُلتَقَطةٌ من كاميرة الفيديو الأمنية بشركتى |
| Koridorda hazırlan. Arenada TV kamerası istemiyorum. | Open Subtitles | انتظر فى الرواق ولا أريد أن أرى كاميرة تليفزيون واحدة |
| Park yerinde güvenlik kamerası olduğunu hatırladım, bu nedenle güvenlik servisiyle irtibata geçtim ve bana bunu verdiler. | Open Subtitles | لقد تذكرت بأنه كان هناك كاميرة مراقبة في مرآب السيارات لذا فقد إتصلتُ بالمسؤولين عنه وإستخرجوها لي |
| Sokaktaki ve lobideki güvenlik kamerası kayıtlarına ulaşmışlardır. | Open Subtitles | لقد تسللوا الى صور كاميرة المراقبة من الشارع و الردهة |
| Telefonunuzu izliyorum, sokağa da bir gözetim kamerası kurdum. | Open Subtitles | لقد لقمتُ هاتفك، وسأنصبُ كاميرة مراقبة لشارعك |
| Schmidt'in güvenlik kamerası varmış. Bunu neden düşünemedim. | Open Subtitles | لماذا اعتقدت انه ليس لديه كاميرة مراقبة ؟ |
| Gelip aynaları söküyorlar ve tek taraflı ayna takıp diğer tarafa kamera koyuyorlar. | Open Subtitles | انهم قادمون وانهم يأخذون من المرايا وانهم سيضعون قطعة من الزجاج في اتجاه واحد ويلصقون كاميرة على الجانب الاخر |
| Detektif Castillo, ben gidip Chantal'la konuşurken buraya küçük bir kamera yerleştirecek. | Open Subtitles | هذا هو المحقق كاستيللو0 سيقوم بوضع كاميرة فيديو هنا حتي أتحدث مع شانتال0 |
| Eski model olmasına rağmen mükemmel yeni bir kamera. | Open Subtitles | كاميرة رائعة، إنها حتى من الطراز القديم. |
| Elimizde yan taraftaki çek tahsil yerinin gizli kamera kaseti var. | Open Subtitles | لقد حصلنا على شريط المراقبة من كاميرة المتجر وسوف نرى ما موجود فيه |
| - Motelin yakınında trafik kamerasından bir plaka tespit ettik. | Open Subtitles | يستحسن أن تكون أخبار جيدة أجل، لقد تعرفنا على رقم لوحة السيارة من قبل كاميرة المراقبة بالقرب من الفندق |
| Bunu güvenlik kamerasından aldık. Bakmak isteyebilirsiniz. | Open Subtitles | لقد استخرجنا هذا من كاميرة مراقبة سترغبان بإلقاء نظرة |
| Son birkaç saate ait Webcam görüntülerini tarıyordum. | Open Subtitles | إذن, كنتَأتفحصمشاهد، كاميرة الحاسوب تلكَ ، لساعات. |
| Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor. | TED | يستخدم كاميرة الفيديو في الجهاز لتتبع وجهي. |
| Amelie'yi teselli etmek için annesi ona ikinci el bir fotoğraf makinesi aldı. | Open Subtitles | لتهدئة أميلي .. أمها منحتها إستعمال كاميرة التصوير |
| İyi aklıma geldi de odasındaki güvenlik kamerasını açayım. | Open Subtitles | لقد تذكرت يجب ان اشغل كاميرة المراقبه في غرفتها |
| 2.5 metrelik tel, öndeki fedailer, güvenlik kameraları. | Open Subtitles | 8اقدام حاجز رجلين في الخارج كاميرة مراقبة |
| Tam burada güvenlik kamerasının kör noktası var. | Open Subtitles | يوجد كاميرة مراقبه في المنطقه العمياء هنا |
| Dinle, bu çok önemli. Video kameramı unuttum. | Open Subtitles | إستمع إن هذا مهم لقد نسيت كاميرة الفيديو. |
| Bu, kuyumcudaki kameranın yakaladığı, düşük çözünürlükte, dijital bir görüntü. | Open Subtitles | وهذه سرقة ، من كاميرة محل المجوهرات قليلة الجودة |
| Babası kamerasına yeni bir kaset takmak için bir an için durmuş. | Open Subtitles | بعدها يتوقف الأب لثانية ليستبدل الشريط في كاميرة الفيديو |
| Trafik kamerasında gördüm seni. | Open Subtitles | لقد عبرتَ الشارع تحت إنارة رأيت صورتك من كاميرة المرور |
| Güvenlik kamerasındaki görüntülere bakıyorduk. | Open Subtitles | وهذا هنا هو أسترجاع لشريط كاميرة المراقبة |