| Sorun değil, fakat tüm o zaman boyunca yastığın altındaydı. | Open Subtitles | شيئ لا يهم، ولكنه كان تحت . الوسادة طوال الوقت |
| Her şey kontrol altındaydı. Şimdi herkes benim için üzülüyor. | Open Subtitles | كل شيء كان تحت السيطرة والآن الجميع يشعر بالأسف حيالي |
| Onca zaman hükümet sarayının önünden yürüdüm geçtim ve artık biliyorum ki Wade tüm bu zaman boyunca altındaydı. | Open Subtitles | في كل تلك المرات التي عبرت فيها على مرج المحكمة الان اعرف أن وايد كان تحت المرج طوال الوقت |
| Ve fark ettim ki sanki hâlâ gözetim altındaymış gibi yürüyordu, fakat yürüyüşüne hayran kalmıştım. | TED | وأدركت أنه يمشي كما لو أنه كان تحت المراقبة ولكن أعجبتني مشيته |
| Adam Allah bilir kaç yıldır yerin altındaymış. | Open Subtitles | ان الرجل كان تحت سطح الارض، لمده لا احد احد يعلمها |
| Sorun şu ki diğerleri de hipnoz altındayken aynı şekilde mi hissedecek? | Open Subtitles | :السؤال هو إذا كان تحت التنويم المغناطيسى فإن الأخرين سيشعرون بنفس الطريقة؟ |
| Asıl sanığın ismi 18 yaşının altında olduğu için söylenmiyor. | Open Subtitles | اسم المدافع محجوب لأنه كان تحت سن 18 في ذلك الوقت |
| Ra's'a bunu senin yaptığını, Thea'nın senin kontrolün altında olduğunu söyleyeceğim. | Open Subtitles | سأقول هذا كان لكم في رع، أن ثيا كان تحت سيطرتك. |
| Gölgede kalmış yarımın karanlığına birden vuran gözleri kör edici bir ışıktı sanki! | Open Subtitles | كأنكترىضوءاًشديداًفجأةً... على شيءٍ كان تحت الظل |
| Onu öldürmeye çalıştılar ama benim komutam altındaydı ve suçu üstlendim. | Open Subtitles | لقد حاولوا النيل منه لكنه كان تحت أمرتي، لذا تلقيت اللوم. |
| Bence anne babandan biri bipolar depresifti ve diğeri de onun kontrolü altındaydı. | Open Subtitles | أعتقد أن أحد والديك كان مصاباً بذهان ثنائي القطب والآخر كان تحت هيمنته |
| -Evet haklısın orada olmamalıydın. -Ama hiç birşey olmadı baba, herşey kontrol altındaydı | Open Subtitles | تبا ، انت ما كان عليك ان تكون هناك لَكنِّ لم يحدث شي ، كل شي كان تحت السّيطرة |
| -Ne demek değildi? Yerdeki halının altındaydı. | Open Subtitles | ماذا تعني لم يكن هناك , لقد كان تحت السجادة |
| Gezegenimiz saldırı altındaydı. | Open Subtitles | موطننا كان تحت الهجوم نحن أرسلنا خارجا لإيجاد حلفاء |
| - Ayı? Evet, oyuncak ayısı. Battaniyesinin altındaydı. | Open Subtitles | لقد كان تحت ملاءتها و ما كانت لتذهب بدونه |
| Ama her şey zaten kontrol altındaydı. | Open Subtitles | شكراً , لكن كل شيء كان تحت السيطرة أصلاً |
| 300 milyon yıl önce buralar hep su altındaymış suların çekilmesiyle karanın bir parçası olmuş. | Open Subtitles | ،قبل 300 مليون عام ،كل هذا كان تحت الماء مغمور في بحر عميق. |
| Kayıp para, silah ve hatta Saddam'ın sarayındaki uyuşturucular yüzünden tetkik altındaymış. | Open Subtitles | حيت كان تحت التدقيق من اجل اموال مفقودة اسلحة مفقودة, حتى بعض السجاد من قصر صدام |
| O Drainer'ın altındayken güçlerim kayboldu. Kendimi boşaltılmış hissettim. | Open Subtitles | حين كان تحت المصفاة اختفت قواي شعرت بأنه يتم إفراغي |
| Ama kontrol altında olduğu için bu cinayet olmalı | Open Subtitles | ولكن, إذا كان تحت السيطرة فتلك تعدّ جريمة. |
| Raporun, onun vücudu akut bir stres altında olduğunu gösteriyor. | Open Subtitles | يشير تقريركم إلى أن جسدها كان تحت الضغط الحاد. |
| Gölgede kalmış yarımın karanlığına birden vuran gözleri kör edici bir ışıktı sanki! | Open Subtitles | كأنكترىضوءاًشديداًفجأةً... على شيءٍ كان تحت الظل |
| Bütün Birlik bir gün boyunca Savage'in büyüsünün etkisindeydi. | Open Subtitles | برج المراقبة الفريق بأكمله كان تحت . نوبة من الوحشية لما لايقل على يوم |