ويكيبيديا

    "كان كلّ" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • Her
        
    • hepsi
        
    • tek
        
    • Bütün
        
    • bunların
        
    Her şey yolunda giderse, ikiniz de evinize sağ salim dönersiniz. Open Subtitles إن كان كلّ شيء على ما يرام، ستذهبان إلى بيوتكما حيّين
    Eğer Her şey yolunda giderse onlar geldiğinde cesedi bulup polisi çağıracaklar ve senin de geçerli sebebin olacak. Open Subtitles عندما يأتون ليروا لو كان كلّ شيءٍ على ما يُرام، فإنّهم سيجدون الجثّة، ويتّصلون بالشرطة، وسيكون لديكِ سبب مُحتمل.
    Eğer birinin sevdiği Her şey diğerini üzüyorsa birlikte yaşamak delilik olur, değil mi? Open Subtitles إذا كان كلّ ما يحبّه الشخص يغضب الشخص الآخر, سيكون من الجنون العيش سويّة، أليس كذلك؟
    Peki, bunların hepsi doğruysa neden onu antrepoya kadar izledin? Open Subtitles حسناً، لو كان كلّ ذلك صحيحاً، فلمَ تتبّعتِه إلى المُستودع؟
    hepsi babamı ele geçirmek içindi, değil mi? Open Subtitles لقد كان كلّ شيء للحصول على والدي أليس كذلك؟
    Geçen sefer, Her şey harika giderken, birden bire, işin yüzünden beni terk ettin. Open Subtitles آخر مرة كنا فيها معاً كان كلّ شيء بخير وبعدها من حيث لا أدري هجرتيني بسبب عملكِ
    Her şey yolunda gidiyordu, fakat hâlâ, yükleme istasyonuna giden havalandırma tüneline girmemiz gerekiyordu. Open Subtitles كان كلّ شيئ ناجحاً ولكن كان علينا دخول منفس الهواء الذي يقود إلى رصيف التحميل
    Juliet, ihtiyacımız olan Her şey tıbbi istasyondaysa Jack'i niye oraya götürmüyoruz? Open Subtitles إذا كان كلّ ما نحتاجه موجود في المحطّة الطبّية لماذا إذن لا نَذهب بــ جاك إلى هناك؟
    Herhangi bir şey öldürmeye değiyorsa, o zaman Her şey öldürmeye değer. Open Subtitles لو كان كلّ شيء يستحقّ القتل لأجله، فإنّ كلّ شيء يستحقّ القتل لأجله.
    Öğrettin Her şey, beni buraya girmekten alıkoymak içindi. - Başka? Open Subtitles كان كلّ ما علّمتني إياه لتجنّبني هذا المكان
    Telefonu çalana kadar Her şey yolundaydı. Open Subtitles كان كلّ شيءٍ على ما يُرام حتى رنّ هاتفها.
    Umarım Empire istediğin Her şeydir çünkü artık elinde kalan tek şey bu. Open Subtitles عسى أن "الإمباير" كان كلّ شيء تريده لأنه كل ما تبقى لك الآن
    O zamanlar sınırımız yoktu. O zamanlar Her şey mümkün görünürdü. Open Subtitles عندما لم تكن لدينا قيود، عندما كان كلّ شيء ممكناً
    Bütün Her şey bilgisayarda konuşarak hallediliyordu. Open Subtitles كان كلّ شيءٍ يتمّ في غرف المحادثة و ما شابه.
    Akşam sende kalana kadar Her şey yolundaydı. Kararını verdi. Open Subtitles كان كلّ شيء جيّدًا حتى قضت الليلة في شقّتكَ
    bunların hepsi senin için bir oyunsa anlamaya çalışırım ama o kızlar öldü. Open Subtitles إن كان كلّ ذلك لعبة بالنسبة إليكِ، فسأحاول تفهّم ذلك، ولكنّ تلك الفتيات متن
    Ama sonuçta, hepsi adaleti sağlamak içindi! Open Subtitles لكن في النهاية، كان كلّ شيء بإسم العدالة.
    hepsi iyi giderse, haftasonuna kadar Open Subtitles لو كان كلّ شيء في مكانه سنتمكّن من استعادة ثروتكِ
    - tek şansımız buysa, neden olmasın? Open Subtitles إسمع يا إليوت إذا كان كلّ ما لدينا، لا أرى لماذا
    Bu öğleden sonraki Bütün o koşturmacandan olmalı. Open Subtitles لا بدّ وأن كان كلّ ذلك الركض الذي عملته بعد ظهر اليوم

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد