Babası bir çorba fabrikasında çalışırdı ve sen durmadan tıkınıyorsun. | Open Subtitles | لقد كان والده يعمل في مصنع صابون وأنتي تأكلين باستمرار |
Bu hikaye, tarihe meraklı bir kişi olan Babası ile birlikte zaman zaman kaldıkları yerin yakınlarındaki antik metropolün kalıntılarını görmeye giden bir çocukla ilgili. | TED | حول طفل صغير كان والده مولعا بالتاريخ واعتاد أن يقوده من يده لزيارة آثار حاضرة قديمة توجد في محيط مخيمهم. |
Babası hapisteyken, Mouaz tüm sorumluğu alıp 3 kız kardeşine bakmıştı. | TED | بينما كان والده في السجن، أخذ معاذ مسؤوليّة أخواته الثلاثة على عاتقه. |
Babası pisliğin tekiydi ve o da diğerleri gibi mutsuz bir çocukken ünlü bir komedyen olmuştu. Söyleşinin sonrası çorap söküğü gibi geldi. | TED | كان والده حقيراً، و في الواقع، كان هو الآخر فنان كوميديا ذي طفولة تعيسة، و من تلك النقطة إنطلقنا في الحديث. |
Bu da, Erwin'in, Babası kim olursa olsun, bir evlilik içinde doğduğu ve dolayısıyla meşru olduğu için, kocanın onayı olmadan evlatlık verilememesi demekti. | Open Subtitles | عنى ذلك بأن ايروين و أيا كان والده قد وُلد من خلال زواج و كان طفلا شرعيا |
Kimin Babası olup olmadığımı bilmem lazım. | Open Subtitles | أنا يقول أنا أبوك. أنا يجب أن يعرف الذي كان والده هو أنا |
Babası hayatta olsaydı eğer annesine daha edepli ve saygılı olurdu. | Open Subtitles | إذا كان والده على قيد الحياة لكان أظهر الكثير من الأحترام و التقدير لأمه |
Yani, onun Babası bir devlet büyüğü ki inanılmaz işler başarmış. | Open Subtitles | أعني، لقد كان والده رئيس دولة، وقد فعل العديد من الأمور المذهلة. |
Babası, bir telefon şirketinde, inşaat takımının ustabaşısıydı. | Open Subtitles | كان والده يعمل كرئيس للعمال .في شركة الهاتف |
Babası burada bir gün, ve sadece ertesi gün kaybolur olduğunu. | Open Subtitles | الذي كان والده موجوداً في يوم من الأيام . و بعدها إختفى في اليوم التالي |
Babası evde olmadığında niçin daha rahat olsun? | Open Subtitles | لم سيكون الوضع مريح إن كان والده بعيداً؟ |
Babası terörist olan bir müslüman çocuk.... amerikalı bir takımda oynuyor.. | Open Subtitles | طفل مسلم كان والده ارهابي يلعب في فريق امريكي |
Peki bebeğin Babası kimdi? | Open Subtitles | صحيح من كان والده ؟ حسنا كان اسمه سيبستيان هارت |
Teknik olarak onun Babası ama teknik konular gölün dibinde anlamsızdır. | Open Subtitles | من الناحيه التقنيه كان والده لكن الجوانب التقنية لا تهم في قاع البحيره |
Yani, kim kurt Babası ile tanışmak istemez ki? | Open Subtitles | اقصد من الذي لا يريد ان يقابل من كان والده ؟ |
Babası çok kısa olan bir adamı kaybettin ve bu senin başarın. | Open Subtitles | أنت خسرت أمام رجل كان والده قصيراً، كان بإمكانه التظاهر بالجوائز. |
Babası ona kötü davranıyormuş, bu yüzden Eileen'ın ailesi lise son sınıfta onu yanlarına almışlar. | Open Subtitles | كان والده سيء لذا اخذوه اقاربه الى في سنة التخرج من المدرسة الثانوية |
Babası baş sığır çobanı olan ve bu civarlarda yaşayan bir adamdan beklerdim bunu. | Open Subtitles | لم أكن لأتوقع هذا من شخصٍ كان والده راعي مواشي في هذه النواحي |
Tennessee valisi olan Babası ise başkanlığa aday olmuş ama Kanadalı gizli ailesi ortaya çıkınca seçimi kaybetmiş. | Open Subtitles | وتعاني من الإدمان. كان والده حاكم تينيسي، وترشح للرئاسة. |
Bu 12 yıl önceydi. Ve yapan babasıydı. | Open Subtitles | حسناً، هذا كان منذ 12 عاماً، وقد كان والده |
İçki şebekesi babasının kontrolündeydi. 15 yıl boyunca sendikayı şehre sokmadı. | Open Subtitles | كان والده يبيع الخمور لكل الناس ترأسوا النقابة فيما بينهم لمدة خمسة عشر عاماً |