| "Şayet bir canavar olsaydı ve içeri girip o insanlara şunu bunu yaptım..." | Open Subtitles | إذا هو كان وحشاً ، تعرف إذا جاء هناك وقال أنا فعلت هذا |
| O adam hakkında bilmen gereken tek şey onun bir canavar olduğu. | Open Subtitles | لا تحتاجين أن تعرفي أي شئ عنه عدا أنه كان وحشاً |
| O kadın tüm ailesinin sırtını döndüğü ölmek üzere olan bir adamla ilgilendi, hem de oğlunun bir canavar olduğu kanıtlandığı zaman. | Open Subtitles | هذه المرأه قامت برعاية رجل يحتضر عندما عائلته تركوه خلف ظهورهم في الوقت الذي ثبت بأنه إبنه كان وحشاً |
| Güzel bir hayvandı. | Open Subtitles | لقد كان وحشاً جميلاً |
| Tam bir hayvandı! | Open Subtitles | لقد كان وحشاً |
| Evet biliyorum. Acımasız bir canavardı. | Open Subtitles | نعم , أعرف لقد كان وحشاً شريراً |
| Kesinlikle bir canavardı. | Open Subtitles | لقد كان وحشاً بالتأكيد |
| Baban canavarın tekiydi, seni sürgüne yolladı. | Open Subtitles | أباك كان وحشاً , لقد أقصاك |
| Dinle, babamın bir canavar olduğunu kabul etmek benim için de uzun sürdü. | Open Subtitles | انظري، استغرقني الأمر وقتاً طويلاً حتى تقبلت أن والدي كان وحشاً |
| Yine de ona bir canavar muamelesi yapardı. | Open Subtitles | تُخاطبه كما لو كان وحشاً. |
| Babanın bir canavar olduğunu kanıtlıyor. | Open Subtitles | يثبت بأن اباك كان وحشاً |
| - Deden bir canavar mıydı? | Open Subtitles | جدك كان وحشاً ؟ |
| Benim gibi bir canavar bile. | Open Subtitles | حتى لو كان وحشاً مثلي |
| bir canavar olduğunu görmeliler. | Open Subtitles | عليهم ان يروا أنه كان وحشاً. |
| - O bir canavardı. | Open Subtitles | لقد كان وحشاً أجل |
| Oğlun bir canavardı. | Open Subtitles | أبنكَ كان وحشاً. |
| Conrad Grayson bir canavardı. | Open Subtitles | كونراد جريسون كان وحشاً |
| Babam canavarın tekiydi. | Open Subtitles | أبي كان وحشاً |