| İnanılmaz bir insanlık anlayışına sahip bir adam, bölünmüş ve şiddet dolu Güney Afrika'ya barış getiriyordu. | TED | لقد كان يجلب السلام لجنوب إفريقيا التي كانت مقسمة وعنيفة رجل واحد ذو روح إنسانية لا تصدق. |
| Bazen ölüm ilanları iyi haberler getiriyordu. | Open Subtitles | أحياناً عامود الوفيات كان يجلب لي أخباراً سارة |
| Köpeğim bana ayakkabılarımı getiriyordu, ağzından kaydı. | Open Subtitles | كلبي المطيع كان يجلب لي حذائي فتمزّق في فمه |
| Bir arkadaşım ne zaman bir yere gitse bana hep bunlardan getirirdi. | Open Subtitles | وكلما كان يسافر الى أي مكان كان يجلب لي واحدة من هذه |
| İş çıkışı içmeye giderdi, ve bazen saat geç olunca içki arkadaşlarını eve getirirdi. | Open Subtitles | كان يشرب بعد العمل وأحيانا في الليل كان يجلب اصدقائه للشرب في البيت |
| Genellikle yanında içki de götürürdü. | Open Subtitles | عادة كان يجلب معه مشروباً |
| Genellikle yanında içki de götürürdü. | Open Subtitles | عادة كان يجلب معه مشروباً |
| Yıllardır nakliyat taşıtlarıyla birlikte uyuşturucu getiriyordu. | Open Subtitles | كان يجلب المخدرات لداخل البلاد منذ سنوات |
| Ben de hergün onun üzerine kolonyo serptim, o bunu çok hoş buldu, bu yüzden bana hergün ekmek ve tereyağı getiriyordu ben de nezaketen yemek zorunda kalıyordum. | TED | لذا كنت أغمره بالكولونيا كل يوم، وقد كان يجده بالأمر الطيب جداً لذا كان يجلب لي الخبز والزبدة كل يوم وكنت أضطر إلى الأكل من باب المجاملة |
| Eve dosyalar getiriyordu. | Open Subtitles | كان يجلب ملفات معه إلى المنزل. |
| Ülkeye benim için bazı şeyler getiriyordu. | Open Subtitles | كان يجلب بعض الأشياء للداخل من أجلى |
| Yiyeceğimi, ufak tefek şeylerimi o getiriyordu. | Open Subtitles | كان يجلب ليّ البقالة واشياء مختلفة. |
| Johann dünyaya şaşırtıcı yenilikler getiriyordu. | Open Subtitles | يوهان) كان يجلب شيءَ) إعجوبي إلى العالمِ |
| "...ve her gün oyuncaklar, şekerler, çikolatalar ve yeni elbiseler getirirdi." | Open Subtitles | ، وكلّ يوم كان يجلب اللعب ، والحلوي والشوكولاتة ، والملابس الجديدة |
| Ve Jon ona daima çörek getirirdi. | Open Subtitles | و جون كان يجلب لها دونات دائما |
| Bana ithal çikolatalar getirirdi. | Open Subtitles | هو كان يجلب الشوكولاتة المستوردة لي. |