| Sahibini bekleyen bir köpek yavrusu gibisin. | Open Subtitles | أنت تبدو كجرو صغير ينتظر صاحبه |
| Aslanı köpek yavrusu gibi büyütüyorlar ve sonunda o kadar büyüyor ki, onu Afrika'da serbest bırakıyorlar. | Open Subtitles | قاموا بتربيته كجرو لكنه غدا كبيراً |
| Sevimli, pis, küçük bir köpek yavrusu gibiydi. | Open Subtitles | كجرو صغير ولطيف |
| Bense burada bana dönsün diye köpek gibi onun peşinde dolanıyorum. | Open Subtitles | و أنا أطاردها كجرو صغير و أفعل ما بوسعي لاستعادتها |
| Onu daha ne kadar yavru köpek gibi takip edeceksin? | Open Subtitles | لا تمشي مبتعدا عندما اتكلم معك الى متى ستلاحقها كجرو كلب |
| Tıpkı tekerlikli sandalyede kendini çekmeye çalışan sırt problemli bir dachsund* yavru köpeği gibiydin. | Open Subtitles | كجرو ألماني مع وجع بظهره لأنه يسحب العربة بنفسه |
| Gerçek bir köpekmiş gibi, bana aynı muameleyi yapabilirsin. | Open Subtitles | عضوا عن الجرو يمكنك النظر إلي كجرو إنسان |
| Kelebeği yakalamaya çalışan köpek yavrusu gibi. | Open Subtitles | كجرو يحاول الإمساك بفراشة |
| O akıl olarak kusurlu bir köpek yavrusu gibi. | Open Subtitles | يبدو كجرو متخلف عقلياً "تشبيه للإهانة" |
| Üzgün köpek yavrusu gibi görünmemeye çalis. | Open Subtitles | حاول ألا تبدو كجرو حزين |
| Üzgün köpek yavrusu gibi görünmemeye çalış. | Open Subtitles | حاول ألا تبدو كجرو حزين |
| Kesinlikle köpek yavrusu gibi ama daha tatlı. | Open Subtitles | يبدو كجرو |
| Eğer ortalık sessizse, süt emen yavru köpek gibi sızlandığını duyabiliyorum. | Open Subtitles | على وجهك، وإذا كانت حزينة بما فيه الكفاية يمكنني حقاً سماعك أنك تبكين كجرو رضيع. |
| Seni yavru bir köpek gibi boğmalıydım. | Open Subtitles | كان علي إغراقك كجرو صغير. |
| Nasıl oluyor da April Young'ın seni kayıp bir köpek gibi takip etmediği tek zaman benim boynu kırık bir şekilde ölü olarak yattığım zaman oluyor? | Open Subtitles | كيف للمرّة الوحيدة التي لا تتبعكِ (إيبرل يانج) كجرو تاءه، تجدني ممدّة ميّتة برقبة مكسورة؟ |
| Başıboş bir köpekmiş gibi bahsettin ondan. | Open Subtitles | تجعلينه يبدو نوعًا ما كجرو ظال |