| Geçen sene burada ya hizmetçi ya da fahişe olarak bulunabilirdim. | Open Subtitles | العام الماضي, كان يمكن ان أكون هنا فقط كخادمة أو عاهرة. |
| Ondan sonra hizmetçi kız olarak kuzeyde bir iş buldum. | Open Subtitles | بعد ذلك, حصلت على وظيفة بعيداً في الشمال كخادمة عامة |
| hizmetçi değil. Hemşireye benziyor. | Open Subtitles | إنها لا تبدو كخادمة بالنسبة لي، بل تبدو لي كممرضة أكثر |
| Büyükannem biz çalışmayalım diye hizmetçilik yapardı. | Open Subtitles | كما تعلمي جدتي عملت كخادمة لذا لا يجب أن نفعل مثلها |
| Hastanedeki islere hizmetçilik yapmasini istiyor. | Open Subtitles | يريدون الاستفاده منها كخادمة في جميع أعمال المستشفى |
| Dikkatli olmazsa ev hizmetçisi olacak ancak. | Open Subtitles | سوف ينتهي بها الحال كخادمة منزل إذا لم تكن حذرة |
| Buraya hizmetli olarak geldiğimde 14 yaşındaydım. | Open Subtitles | كنت بالرابعة عشر عندما قدِمت إلى هنا كخادمة |
| Komşulardan biri, kurbanın yakın bir otelde temizlikçi olarak çalıştığını söyledi. | Open Subtitles | أحد الجيران قال أن الضحية كانت تعمل كخادمة في موتيل قريب |
| Seçeneğim yoktu. Ben de onu bir mağazaya hizmetçi olarak gönderdim. | Open Subtitles | لذلك قُمت بإرسالها إلى أحد التجار للعمل كخادمة |
| Tramvaya kadar senle gelecem. hizmetçi gibi çalışıyom. | Open Subtitles | سوف امشى الى الترام أنا أعمل في مكان قريب كخادمة. |
| Kanada'ya götürülmüş ve İngiltere'ye hizmetçi olarak çalışmaya gelmişti. | Open Subtitles | بسبب تركها إياها عندما كانت طفلة و قد ترعرعت في كندا و أتت إلى انكلترا و عملت كخادمة |
| Sen daha çok hizmetçi türündensin. | Open Subtitles | فأنت من النوع الذي لا يصلح للعمل سوى كخادمة |
| hizmetçi olarak çalışma konusunda seninle röportaj yapmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد إجراء مقابلة معكِ بشأن كيف هو الأمر بأن تعملي كخادمة. |
| Eserlerimi satamıyordum. hizmetçi olarak çalışmaya başladım ve orada Bay Souchi'yle tanıştım. | Open Subtitles | لم أستطع تسويق منتجاتي لذا عملت في بعض الفترات كخادمة و هناك إلتقيت بالسيد: |
| Burada hizmetçi olarak işe başlanır ve sonra model olunur. | Open Subtitles | لقد بدأتِ كخادمة و انتهى الحال بكِ كعارضة |
| Hatta komşu evde hizmetçilik yapan kadın da intihar etmiş. | Open Subtitles | و ثمة إمرآة عملت كخادمة بجوار منزل و قامت بالأنتحار أيضاً. |
| Tabii ki, hizmetçilik bitiyor! | Open Subtitles | أياً كان سأنجو من العمل كخادمة |
| Apartmanda hizmetçilik yapacak yer mi arıyorsun? | Open Subtitles | تعملين في المبنى كخادمة شخص ما؟ |
| Zengin bir adamın evinde hizmetçilik yapıyor, | Open Subtitles | ، إنها تعمل كخادمة بمنزل رجل ثرى |
| Vereceğim. Yine de ev hizmetçisi olabilecek biri değil bence. | Open Subtitles | سأفعل رغم شكي في رغبتها في الإشتغال كخادمة |
| İyi bir çalışan olduğunu düşündüğüm için iyi bir referans mektubu yazdım, ...ama onu bir leydi hizmetçisi olarak görmüyorum. | Open Subtitles | كتبت لها هذه التوصيه لأني إعتقدت أنها كانت عاملة مجتهدة. لكنى لا أراها كخادمة لسيدة. |
| Onun için, önce bize bu hizmetli rolünü niçin oynadığınızı anlatmalısınız. | Open Subtitles | أولاً أخبرينا لماذا قمت بالتنكر كخادمة استقبال ؟ |
| Burda temizlikçi olarak çalışırdı. Yasal belgeleri vardı. | Open Subtitles | لقد كانت تعمل هنا كخادمة كان لديها أوراقاً رسمية |