| Grubuna katıldığımdan beri bir kez bile yalan söylemediğimi bilmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدكَأنتعرفأنّ تلكَليست المرةالأولى.. منذُ أنْ كنتُ مجموعة, منذُ ان كذبتْ. |
| Kızımızın başka ne konuda yalan söylediğini öğrenmeye gidiyorum. | Open Subtitles | أين أنتَ ذاهب؟ {\fnAdobe Arabic}.سأعرف عمّاذا أيضاً كذبتْ ابنتنا |
| "yalan söyledim" derken de yalan söylüyordum. | Open Subtitles | تبيّن أني كذبتُ عندما قلتُ بأني كذبتْ |
| Grace hayatında hiçbir zaman bile bile yalan söylememiştir. | Open Subtitles | "غرايس" لم يسبق أبدا أن كذبتْ متعمدة. |
| Her konuda yalan söyledi. | Open Subtitles | لقد كذبتْ حيال كلّ شيء كلّه |
| Julia'nın Chester's Mill'de olmasının sebebi yalan söylediği için işinden kovulmasıymış. | Open Subtitles | السبب الوحيد الذي جعلها تأتي للعيش بـ (تشيستر ميل)، لأنها طُردت من وظيفتها الأخيرة لأنها كذبتْ |
| Annem, ona Abby'yi sorduğumuzda bize yalan söylemiş, ama babamın itibarını korumaya çalıştığını anlayabilirlerse.. | Open Subtitles | قالت والدتي إنها كذبتْ (لمّا سألوها عن (آبي و لكن إنْ تفهّموا إنها كانتْ فقط .. تحاول حماية سمعة والدي |
| Caleb sana yalan söylemedi, ben söyledim. | Open Subtitles | كالب) لم يكذب عليك) أنا من كذبتْ |
| Ve sonra, Olla yalan söyledi. | Open Subtitles | (ثم كذبتْ (أولا |
| Bana yalan söyledi. | Open Subtitles | كذبتْ عليّ |
| Peki, Emma yalan söylemis. | Open Subtitles | حسنٌ... لقدْ كذبتْ (إيمّا) إنّه أنا |
| yalan söyledi. | Open Subtitles | -لقد كذبتْ |