| Bildiğin gibi adam yasaklama emri hakkında yalan söyledi. | Open Subtitles | تعرف، ذلك الرجل كذب حول الحصول على طلب الضبط المؤقت ربما هو المنتهك |
| Okulu hakkında yalan söyledi diye şimdi kovuluyor mu? | Open Subtitles | لقد كذب حول ذهابه للكلية و هو الآن مطرود ؟ |
| Yani geçmişi hakkında yalan söyledi. | Open Subtitles | إذن فقد كذب حول سيرته الذاتية. |
| Ama Teğmen'in paniğe kapılarak bulunduğu yer konusunda yalan söylediğine inanıyorum. | Open Subtitles | ولكنى أؤمن بان الملازم ...كذب حول مكان وجوده .. اولا,من منطلق رعبه... |
| Arkadaşınız Bay Stackhouse; karısının öldüğü gece nerede olduğuyla ilgili yalan söyledi ve şimdi yine söyledi. | Open Subtitles | صديقك كذب حول أين كان ليلة موت زوجته ولالآن يكذب ثانية |
| Bir hobi. Cinayet gecesi nerede olduğu hakkında yalan söyledi. | Open Subtitles | -لقد كذب حول مكان وجوده ليلة جريمة القتل . |
| Nerede olduğu hakkında yalan söyledi. | Open Subtitles | لقد كذب حول مكان تواجده |
| Başkan Bush Irak konusunda yalan söyledi. | Open Subtitles | -الرئيس (بوش) كذب حول (العراق) فلمَ لا يكذب عن 9/11؟ |
| Aramalar konusunda yalan söyledi. Juan, onu cinayetle suçluyorsun. | Open Subtitles | لقد كذب حول تلك المكالمات |
| Başkan Bush Irak konusunda yalan söyledi. - 11 Eylül konusunda neden söylemesin? | Open Subtitles | -الرئيس (بوش) كذب حول (العراق) فلمَ لا يكذب عن 9/11؟ |
| Belki de Matt notlarla ilgili yalan söyledi. | Open Subtitles | أو ربما (مات) كذب حول البحوث |