| Orada eldivenli bir et parçası gibi dikilecek misin? | Open Subtitles | هل ستساعدني الآن أم أنك ستقف هناك كقطعة لحم ترتدي قفّازات؟ |
| Kolunun koca bir et parçası gibi kafama çarpacağından korkmadan. | Open Subtitles | ولا يساورنى القلق من جراء أن يصفَعَ ذراعك رأسى كقطعة لحم ضَخْمة |
| Buna öyle mi diyorsun? O adamlar beni et parçası gibi parçalara ayıracaklar. | Open Subtitles | أهذا ما تسمي ما حدث لقد كادوا يجروني كقطعة لحم |
| Buna öyle mi diyorsun? O adamlar beni et parçası gibi parçalara ayıracaklar. | Open Subtitles | أهذا ما تسمي ما حدث لقد كادوا يجروني كقطعة لحم |
| Ben de. Haksızlığa uğramış, eşine bir parça et gibi satılmış olan bir kardeşten daha iyidir. | Open Subtitles | لذا، هذا أحسن، من أخت مظلومة قام أخوها ببيعها و قام زوجها بمعاملتها كقطعة لحم |
| Günlerin yerdeki leş kokulu etler altında hapsedilmiş olarak geçmeyecek. | Open Subtitles | لن تمضي أيامك كقطعة لحم نتنة على الأرض |
| Evet var. Bana sadece bir et parçası gibi davranıyorsun. | Open Subtitles | فى الحقيقة ,أنت تعاملنى كقطعة لحم |
| Ben bir et parçası değilim Alex. Bir aklım var. | Open Subtitles | (لست كقطعة لحم يا (أليكس لدىّ مخ |
| Be bir et parçası değilim Alex. Bir aklım var. | Open Subtitles | لست كقطعة لحم يا (أليكس) لدىّ مخ |
| Dün gece bir kardeşimizin beyni bir parça et gibi kafatasından çıkarılarak çırpıldı. | Open Subtitles | مات أخ البارحة ثقبت جمجمته كقطعة لحم |
| "Lewis adeta Braddock'un doğradığı bir parça et gibi! " | Open Subtitles | لكمة يمينية محكمة أخرى من (برادوك) يبدو (لويس) كقطعة لحم يقوم (برادوك) بتقطيعها |
| Günlerin yerdeki leş kokulu etler altında hapsedilmiş olarak geçmeyecek. | Open Subtitles | لن تمضي أيامك كقطعة لحم نتنة على الأرض |