| Onun babası çok hasta. Yoksul adamın böbrekleri kötü. | Open Subtitles | والدها مريض جدا عنده فشل كلوى فى كليتاه الاثنان |
| böbrekleri, proksimal tübül endoteline ilacın zehirli etkisi yüzünden işlevini yerine getiremiyor. | Open Subtitles | كليتاه تنغلقتان نتيجة للتسمم المباشر للنسيج المغطي لأعضاء الجسد الداخلية |
| Ki böbrekleri sağlıklı olsaydı kolayca üstesinden gelebilecekti. | Open Subtitles | والذي كان ليعالجه بسهولة لو كانت كليتاه سليمتين |
| Şimdi de sorunun böbreklerinden olduğuna eminsiniz. Kesinlikle böbreklerinden. | Open Subtitles | إنّها حتماً كليتاه لكنّنا فقط لا نعرف لماذا كليتاه |
| Albümin değerini yükselten karaciğer değil de böbrekleriyse değil. | Open Subtitles | ما لم يكن الكبد هو ما يرفع الألبومين لديه بل كليتاه |
| Taze plazma böbreklerini tıkayan hasarlı kırmızı kan hücrelerini yerini alacak. | Open Subtitles | البلازما الحديثة ستستبدل الخلايا الحمراء المتضررة و التي تسد كليتاه ذلك يبدو مليئا بالامل |
| Tek iflas edenin böbrekleri olmadığı ortaya çıktı. | Open Subtitles | اتضح أنّ كليتاه ليست الشيء الوحيد الذي يصاب بالفشل |
| Rhabdomyolysis, böbrekleri çöküyor anlamına gelir. | Open Subtitles | انحلال الليفات العضليّة يعني أنّ كليتاه تنهاران |
| böbrekleri iflas ediyor. Hastalığın son safhasında. | Open Subtitles | لأنّ كليتاه تنهاران إنّه بالمراحل الأخيرة من المرض |
| Polikistik böbrek hastalığı. böbrekleri iyi çalışmıyor. | Open Subtitles | إنه مرض تكيس كلوي, كليتاه تفشلان |
| ICM. böbrekleri çalışmıyor. | Open Subtitles | محلول تعزيز يودي متوسط - كليتاه لا تعملان - |
| Yan ağrısı. böbrekleri iflas ediyor. | Open Subtitles | ألم في الخاصرة كليتاه بدأتا بالفشل |
| Kalbi, karaciğeri, böbrekleri, hepsi mahvolmuş. | Open Subtitles | قلبه و كبده و كليتاه كلها تخربت |
| böbrekleri iflas etmek üzere. | Open Subtitles | كليتاه تتوقفان عن العمل |
| Karaciğeri ve böbrekleri artık ihtiyaçlarını karşılamıyor. | Open Subtitles | كبده و كليتاه لا تدعماه |
| Hastanın karaciğeri iyi ama böbrekleri çöküyor. | Open Subtitles | كبد المريض على المحك وكذلك كليتاه في انهيار أين (هاوس) بحقّ الجحيم؟ |
| böbrekleri zarar görmüş. | Open Subtitles | كليتاه متضررتان بشدة |
| - böbreklerinden eser kalmayacak. | Open Subtitles | بالتأكيد سيصاب بفشل كلوي و كليتاه ستصبحان كالخبز المحمص |
| Bir hastalığı vardı, böbreklerinden sodyum geçmiyordu. | Open Subtitles | لقد كان لديه ذلك المرض حيث كليتاه لم تستطع إفراز الصوديوم. |
| Son altı aydır, karaciğer fonksiyonlarında aksama kalbinde ritim bozukluğu görülüyor. | Open Subtitles | لم تعد كليتاه تؤدِّيان وظائفهما بالشكل المطلوب أصبحت نبضات قلبه غير منتظمة |
| Amfoterisin ve biyopsi için kullanılan kontrast madde böbreklerini iflas ettirebilir. | Open Subtitles | لا,لانقدر أمفوتريسين بالإضافة للمادة الظليلة لأجل الخزعة سوف تنهك كليتاه |