| Arvin şu an ellerinde tamamen dokulardan üretilen bir Abazon bitkisi tutuyor. | TED | تمسك أرفين في يدها أول شجرة أبنوس تم إنتاجها كليًّا من الأنسجة. |
| Bu filmde resmedilen olaylar, şahıslar ve kuruluş tamamen kurgusaldır. | Open Subtitles | الأحداث، الشخصيات والمؤسسة التي صوّرت في الفيلم هي خيالية كليًّا. |
| Sıtma yüzyıllar boyunca bu ülkelerde de varlığını sürdürdü ve şu an tamamen sıtmayı hayatımızdan silebildik. Fakat direkt olarak sıtmaya saldırmadık. | TED | عانينا الملاريا لمئات السنين وتخلصنا منها كليًّا ليس عبر مكافحة الملاريا |
| Fakat bir hafta öncesinden verilmiş tek doz direnç artırıcı, depresif davranışı tamamen önler. | TED | لكن إعطاء جرعة واحدة من محفز المرونة قبل أسبوع يمنع كليًّا السلوك الاكتئابي. |
| O adi silahlı olabilir. tamamen kafayı yemiş. | Open Subtitles | .ذلكَ اللعين قد يكونُ مسلّحًا .إنه مجنون كليًّا |
| Etten yapılmış elbisem olmadığından tamamen kurutulmuş etten yapılmış kravatımı takıyorum. | Open Subtitles | وبينما لا أملك فستان من اللحم لديّ ربطة عنق مصنوعة كليًّا من اللحم المقدد |
| Gönüllü mü oldun? İlelebet değil, sadece melezlerin tamamen kaybolmayı başarmaları için yetecek kadar. | Open Subtitles | ليس للأبد، بل بما يكفي لتواري الهجائن الآخرين كليًّا. |
| çok yakışıklı, korkunç bir kişilik... tamamen aşığım ona. | Open Subtitles | و سيم جدًّا و شخصيّة رائعة أنا واقعٌ في حبّهِ كليًّا |
| Size olan yatırımımın tamamen boşa çıkmamasına sevindim. | Open Subtitles | تسرّني معرفة أن استثماري فيك لم يضع سدى كليًّا. |
| Ne var ki baban olarak hatırladığın kişiyle benim tanıdığım kişi tamamen başkaydı. | Open Subtitles | في الحقيقة أن والدكِ الذي عرفتيه والرجل الذي عرفته مختلفان كليًّا |
| Ancak size yapilan saldirilar gösteriyor ki tamamen zarar verilemez degilsiniz. | Open Subtitles | لكن الهجمات التي حاقت بكم أظهرت أنّكم لستُم منيعين كليًّا. |
| Kütüphane'nin tamamen geri döndüğünü bilmek çok önemli. | Open Subtitles | فمن المهمّ أن نعرف يقينًا ما إن كانت المكتبة قد عادت كليًّا. |
| Ne kadar ileri gitmek istediğin tamamen sana bağlı. | Open Subtitles | المسافة التي تريد قطعها، تعود إليكَ كليًّا. |
| Ne kadar ileri gitmek istediğin tamamen sana bağlı. | Open Subtitles | المسافة التي تريد قطعها، تعود إليكَ كليًّا. |
| Ama öyle kalıp kalmamaları tamamen size bağlı Profesör. | Open Subtitles | لكن بقائهما حيَّين مرهون بك كليًّا يا بروفيسور |
| Bazen tamamen mantıksız durumlarda kendimize bir mantık ararız. | Open Subtitles | أحيانًا نحتاج سببًا حين نُقحم في موقف فادح كليًّا. |
| Söylediklerinde tek bir gerçek var tamamen katıldığım tek bir şey... | Open Subtitles | الحقيقة الوحيدة التي قلتَها، والشيء الوحيد الذي أوافقك عليه كليًّا |
| Bugün, tamamen yeni bir canavar yaratmış olabiliriz. | Open Subtitles | اليوم أشعر أنّنا ربّما صنعنا وحشًا جديدًا كليًّا. |
| Bu açıklık, bu zorla açıklık, bir anahtar, ve şimdiye kadar bu kadar belirgin olmasaydı, ben açık olmalıyım: benim tamamen belirgin bir gündemim var. | TED | هذا الانفتاح، هذا الإرغام على الانفتاح، هو مفتاح، و إن لم تكن شفافة كليًّا حتى الآن، يجب علي أن أكون منفتحًا: لدي جدول أعمال شفاف كليًا. |
| tamamen farklı bir göksel cisimden gelen ışığı soğurur. | TED | بل يمتصّه من جرم سماوي مختلف كليًّا. |