| Ve Matty o kameralardan fotoğrafları çıkarıp her hafta web sitesinde yayımlıyor. | TED | ويأخذ ماتي الصور من آلات التصوير تلك وينشرها على موقعه كل أسبوع. |
| Ve her hafta bu televizyon şovunda Dhani dünyanın farklı uluslarını dolaşır. | TED | وفي كل أسبوع من هذا البرنامج يسافر دهاني لشعب مختلف من العالم. |
| Kaybolur giderler. her hafta kaç kişi vazgeçiyor biliyor musun? | Open Subtitles | سيموتون بالخارج أنت تعرف كم المبتدئين الذين يستسلمون كل أسبوع. |
| Böylelikle Andy, haftada bir mektup yazmaya başladı aynen dediği gibi. | Open Subtitles | و هكذا بدأ أندى يكتب خطابا كل أسبوع تماما كما قال |
| Bütün hafta boyunca oturup onun Nora'ya çiçek çikolata ve balon göndermesini izledim. | Open Subtitles | و كان علي أن أجلس هنالك و أشاهده كل أسبوع يرسل لها الورود الشيكولاطة |
| Tilki kürkü giymiş kadının nereli olduğunu bilmiyorum ama onu her hafta yeni bir kürküyle Bernstein'in Balık Lokantasında görebilirsiniz. | Open Subtitles | لا أعلم من أين الفتاة ذات فراء الثعلب الأحمر ولكن تستطيع أن تجدها في برنيستن مع واحدة طازجة كل أسبوع |
| her hafta 20 Dolarlık biletin üzerine sifonu çekmesem daha iyi olabilirdim. | Open Subtitles | أتعلمون , أنا أرمي 20 دولاراً في المرحاض كل أسبوع على الأرجح |
| Bu adamlar her hafta sizi taciz ediyor değil mi? | Open Subtitles | يقوم هذين الرجلين بمضايقتكِ كل أسبوع , أليس كذلك ؟ |
| her hafta poligonda antrenman yapıyorum ve hedefi 10'da 9 isabetle ortasından vurabiliyorum. | Open Subtitles | لكن أتدري ؟ أتدرب كل أسبوع في الميدان الرئيسي وأصل نسبة تسعة لعشرة |
| İnternetten her şeyi ayarladım, her hafta bir şeyler getirecekler. | Open Subtitles | لقد ضبطت الوضع على الإنترنت، لذا ستصلك طلبية كل أسبوع. |
| Asit öyle tehlikeli ki, her hafta bir işçi kaybediyorduk. | Open Subtitles | هذا الحمض خطير جدا لقد كنا نخسر عاملا كل أسبوع |
| Ve bundan sonra her hafta bombalama yapmak görevimiz olmuştu. | Open Subtitles | ثم بعد هذا كانت مهمتنا، هي تفجير قنبلة كل أسبوع.. |
| her hafta, yüzlerde, binlerce insan, takımlarının peşinden giderek kalabalıkları oluştururlar. | Open Subtitles | كل أسبوع مئات الآشخاص يحتشدون بطريقتهم الى هذه الآماكن ليتبعوا فرقهم |
| Mackenzie insanların evlerinin yenilendiği programın her hafta aynı evde çekildiğini sanıyordu. | Open Subtitles | وماكنزي ظننت أن هذا منزلاً قديمًا. وهي تعمل لنفس المنزل كل أسبوع. |
| Balon gibi şişmesinler diye onları haftada bir tartması gerekiyordu. | Open Subtitles | كان يزنهن كل أسبوع ليتأكد أنهن لن ينفجرن من البدانة |
| Evet, bir sürü puan yapıyorlar, ama ancak iki haftada bir kazanırlar. | Open Subtitles | نعم إنهم يسجلون طنا من النقاط ولكنهم يختبؤن فى كل أسبوع تالى |
| Evet, Bütün hafta sonunu sınav kağıdı okuyarak geçireceğim. | Open Subtitles | نعم، سأكون هنا واصفا هذه الأعمال كل أسبوع. |
| Bu eleman tüm hafta az iş yaptı. | Open Subtitles | والآن, أنه الشاب القصير الذي يأتي كل أسبوع |
| Her haftasonu portakal suyunu alıyormuş ve koşudan sonra gazetesini okuyormuş. | Open Subtitles | كان يحضر عصير برتقال كل أسبوع ويقرأ الجريدة بعد الركض |
| Av eti yahnimiz bir haftadır tencerede ve her gün pişer. | Open Subtitles | حساء لحم الغزال كل أسبوع في القدر ونار كلّ يوم |
| Tabii önceleri fazla para ödeyemem. haftalık 8 pound ve harcamalar. | Open Subtitles | لن أكون قادراً على دفع الكثير سأدفع لك 8 باوندات كل أسبوع مع النفقات |
| Ama, kendimi haftada en az bir kere rahibe gibi hissediyorum. | Open Subtitles | . ولكن هناك يوماً على الأقل كل أسبوع أشعر وكأنني راهبة |
| 20 Hafta boyunca her hafta sonu araba mı kiralamış? | Open Subtitles | تستأجرها كل أسبوع على مدى الـ 20 أسبوع الماضية ؟ |