| Bilinen tüm vakaları basit bir aşı ile tedavi edebilirim. | Open Subtitles | يمكن أن أعالج كل حالة معروفة مع تلقيح بسيط |
| Bilinen tüm vakaları basit bir aşı ile tedavi edebilirim. | Open Subtitles | يمكن أن أعالج كل حالة معروفة مع تلقيح بسيط |
| Eğer istatikleri çalışsaydın neredeyse her durum için belli davranış modeli bulurdun. | Open Subtitles | هناك نمط سلوكي حول كل حالة لكي يستفيد حول التهديد بوجود قنبلة |
| Ve konuşacağım şey neredeyse her durum için geçerli. | TED | وما أريد أن أتحدث عنه ينطبق إلى حد كبير على كل حالة. |
| Sorun şu ki senin için her vaka en önemli vakayken bizim için binlercesinden biri. | Open Subtitles | المشكلة هى أن كل حالة هى الوحيدة بالنسبة إليك و بالنسبة إلينا ، إنها واحدة فى ألف حالة |
| her durumda cevap ürünü kimin ürettiğine ve nasıl ürettiğine bağlı. | TED | يعتمد على من هو منتج السلعة وكيف انتجت، في كل حالة على حدة. |
| Biz her vakanın kendi içinde önemli olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | أوه، إنّنا نعتبر كل حالة مهمّة بطريقتها الخاصة. |
| Ama her davanın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor. | Open Subtitles | و لكن يجب تقييم كل حالة حسب أحقيتها |
| Her durumun farklı ve kendine özgü cevapları vardır. | Open Subtitles | كل حالة تتطلب إجابة مختلفة ومحددة |
| Yoldaki her durum benzersiz olduğu için mi? | Open Subtitles | ALICIA: لأن كل حالة على الطريق هي فريدة من نوعها؟ |
| her durum farklıdır. | Open Subtitles | كل حالة مختلفة. |
| Bunu anlamak için Facebook'un sizinle ilgili sahip olduğu tüm verileri düşünün: Yazdığınız her durum bildirisi, her bir Messenger sohbeti, oturum açtığınız her konum, yüklediğiniz tüm fotoğraflar. | TED | لذا لنتخيل ذلك... فكروا في كل البيانات التي يمتلكها "فيسبوك" عنك: كل حالة قمت بكتابتها في حياتك، كل محادثة في "مسنجر"، كل مكان سجلت دخولك منه، جميع صورك التي قمت برفعها من ذلك المكان. |
| her vaka için ayrı ayrı düzenlenmesi gereken çeşitli aşılar. | Open Subtitles | اللقاحات التي يجب أن تعدل لمناسبة كل حالة فردية |
| Elimdeki her vaka için üzüleceğin bu muhabbetlere girmeyeceğim. | Open Subtitles | نعم, حسنا, أنا لن أقوم بهذا الأمر حيث تكونين حزينة على كل حالة لدي. |
| ve her durumda aynı sona ulaşıyorum. | Open Subtitles | وفي كل حالة , سوف يكون النهاية دائما نفس الشئ |
| Nerdeyse her durumda, hedefinizin tek hareketi kaçıp saklanmaktır. | Open Subtitles | في كل حالة تقريبا الهدف الخاص بك يتحرك فقط للهروب والاختباء |
| Muhtemelen öyledir ama her vakanın farklı olduğunu kabul edersiniz herhalde? | Open Subtitles | حسنًا،أفترض،لكن.. بالتأكيد سوف تعترفين أن كل حالة وضعها مختلف؟ |
| her vakanın bir dayanağı olmalı. | Open Subtitles | كل حالة يجب ان تـكون مسوغه |
| Ama her davanın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor. | Open Subtitles | و لكن يجب تقييم كل حالة حسب أحقيتها |
| Her durumun kendine ait bir ses tonu ve ışığı vardı. | Open Subtitles | كل حالة لها صوت وضوء مميز |