Sizin için daha da zor olduğunu biliyorum. Hiçbir şey bilmiyorsun. Karım, Benim için her şey demekti. | Open Subtitles | أنت لا تعلم كل شئ زوجتي كانت كل شئ بالنسبة لي |
O denemeler Benim için her şey demek. | Open Subtitles | وهذه المحاوله عنت كل شئ بالنسبة لي |
..Benim için her şey demek. | Open Subtitles | كل شئ بالنسبة لي |
Bu evlatlık olayı benim her şeyim. | Open Subtitles | هذا التبني هو كل شئ بالنسبة لي |
Onlar benim her şeyim. | Open Subtitles | انهم كل شئ بالنسبة لي |
Dostum, o benim için herşey demek. | Open Subtitles | إنها تعني كل شئ بالنسبة لي يا صديقي |
- O benim için herşey demek. | Open Subtitles | -هل ما زلنا نتناقش في هذا ؟ -إنها كل شئ بالنسبة لي |
Ama bu kariyerim için büyük bir patlama yapacak aynı, akıl hocam Dr. Temperance Brennan gibi kariyerim Benim için her şey demek. | Open Subtitles | لكن هذه أكبر فرصة مهنية حظيت بها يوماً ومثل معلمتي د. (تيمبرانس برينان) مسيرتي المهنية تعني كل شئ بالنسبة لي |
Benim için her şey demek. | Open Subtitles | كان كل شئ بالنسبة لي |
Benim için her şey demek. | Open Subtitles | إنه يعني كل شئ بالنسبة لي |
O benim her şeyim. | Open Subtitles | إنه يعني كل شئ بالنسبة لي |