Tek söylediğim, bunu bildiğim bir hayvanın yapamayacağı. | Open Subtitles | كل ما أقوله أنه لم يكن نوع حيوان أنا أعرفه |
Tek söylediğim, seninle tekrar aynı evde yaşamak harika. | Open Subtitles | كل ما أقوله أنه كان من الرائع العيش معك مجددا,أنت تعرف |
Tek söylediğim bu iki kızda da temiz kesikler olduğu. | Open Subtitles | كل ما أقوله أنه في حالة هاتان الفتاتان كان الإستئصال نظيفاً |
Tek söylediğim eğer bize bir şeyleri kanıtlamak için bu zavallı çocuğu kullanıyorsan bunun gerçekten kötü sonuçlanacağı. | Open Subtitles | إسمع، كل ما أقوله أنه سيكون من السيء جداً لو كنت تستخدم هذا الشاب لتبرهن لنا شيئاً ما. |
Tek söylediğim, arayabilirler. | Open Subtitles | كل ما أقوله أنه ربما تتلقين مكالمة. |