| Yine de, tercih edilen, sanırım. | Open Subtitles | لكنها لا تزال متوقعة من شخص واحد كما أتوقع |
| - Seninkiyle aynı sanırım. Ama benimki yasal. | Open Subtitles | كما أتوقع برهان أكبر بالطبع بأن وظائفي شرعية |
| Bu gece daha da soğuyacak, sanırım. | Open Subtitles | سيزداد الطقس برودة الليلة كما أتوقع |
| - sanırım göz kulak olacağız onlara. | Open Subtitles | - ضع عينيك عليهم فحسب, كما أتوقع - و لماذا؟ |
| Çiçek alırlardı çünkü bilmiyorum ama sanırım daha az yalnız hissetmeleri içindi. | Open Subtitles | ...لذا يحصلن على الازهار ل لا أعلم ... ليجعلهن اقل وحدة كما أتوقع |
| İkimiz de bu işe atılması için teşvik ettik ama o benim tek oğlum ve biraz bencilce sanırım ama hayatıma onsuz devam edebileceğimi düşünemiyorum. | Open Subtitles | نحن الإثنان شجعناه على أن يأخذ ... هذه الخطوة ، لكنه هو إبني الوحيد و بأنانية إلى حد ما ... كما أتوقع |
| - sanırım yardım çağrısını da açıklıyor. | Open Subtitles | مما يفسر نداء الإستغاثة، كما أتوقع |
| Akşam postasıyla gelecektir sanırım. | Open Subtitles | سيصل في بريد المساء كما أتوقع |
| sanırım benim annem ve babam da kardeş. | Open Subtitles | -نحن أخوان وكذلك آبائي ، كما أتوقع |
| Bir zararı olmaz sanırım. | Open Subtitles | لا أرى ضرراً بذلك، كما أتوقع |
| Pahalı, sanırım. | Open Subtitles | باهظة الثمن كما أتوقع. |
| Birden oldu sanırım. | Open Subtitles | نوعاً ما حدث، كما أتوقع |
| Biraz bilim sanırım. | Open Subtitles | -بعض العلوم كما أتوقع |
| sanırım. | Open Subtitles | كما أتوقع |
| Burada ne arıyorsun? sanırım sizinle aynı şeyi. | Open Subtitles | -نفس ما تفعل أنت كما أتوقع ، |
| - Kızınız Margaret sanırım. | Open Subtitles | إبنتكَ (مارجريت) ، كما أتوقع |