| Bilmeni istiyorum ki şu anda yaşadıkların... Düşündüğün gibi sapkın ve farklı değil. | Open Subtitles | إنّما أريدك أن تعرف أنّ ما تمرّ به ليس غريباً أو منحرفاً كما تظنّ |
| Hayır, hayır baba lütfen! Düşündüğün gibi değil! | Open Subtitles | لا، لا يا أبي، أرجوك، ليس الأمر كما تظنّ |
| Senin Düşündüğün gibi olduğundan pek emin değilim. | Open Subtitles | لا أعتقد أنّها دقيقة كما تظنّ |
| Ben iyiyim. Sandığın kadar kötü durumda değilim. | Open Subtitles | إنّي بخير، ولم أتأذّى كثيرًا كما تظنّ. |
| Ama endişelenme. Sandığın kadar kötü değil. | Open Subtitles | لا تقلق، الأمر ليس سيئًا كما تظنّ. |
| - Birçok kişiyle tanıştım ama düşündüğün şekilde değil. | Open Subtitles | -التقيتُ أناساً كثيرين هنا ولكن ليس كما تظنّ |
| Beni gördüklerinde düşündüğün kadar sevineceklerini sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أظنّهم سيكونوا سعداء لرؤيتي كما تظنّ. |
| Evet, ama Düşündüğün gibi değil. | Open Subtitles | ...نعم، لكن ليس الأمر كما تظنّ. |
| Asla ve asla Düşündüğün gibi çıkmaz. | Open Subtitles | تصعب قراءته ... و أبداً ليس كما تظنّ |
| Düşündüğün gibi biri değilim. | Open Subtitles | وأنا لست كما تظنّ |
| - Charon, Düşündüğün gibi değil. - Porthos'u bunun için mi kurtardım? | Open Subtitles | شورون)، ليس هذا كما تظنّ) لقد أنقذتُ (بورثوس) من أجل هذا؟ |
| Aslında Oliver'a lazım ama, ikimiz de gideceğiz. Düşündüğün gibi değil. | Open Subtitles | (أوليفر) يحتاجها، لكن علاقتي به ليست كما تظنّ. |
| Düşündüğün gibi değil. | Open Subtitles | -ليس الأمر كما تظنّ |
| Düşündüğün gibi değil! | Open Subtitles | 504)}الأمر ليس كما تظنّ |
| Sandığın kadar duygusuz değilsin. | Open Subtitles | لست حازماً كما تظنّ نفسك. |
| Sandığın kadar yalnız değilim. | Open Subtitles | لستُ وحيدةً كما تظنّ! |
| - Birçok kişiyle tanıştım ama düşündüğün şekilde değil. | Open Subtitles | -التقيتُ أناساً كثيرين هنا ولكن ليس كما تظنّ |
| düşündüğün kadar tatlı değil. | Open Subtitles | ليس لطيفاً كما تظنّ |