Yetimhanedeki bir çoklarına yaptıkları gibi beni de işe aldılar. | Open Subtitles | لقد جنّدوني منذ كنتُ في الملجأ، كما فعلوا مع الكثيرين |
Diğer sağ kalanlara yaptıkları gibi seni de damgaladılar mı? | Open Subtitles | هل علّموا عليك كما فعلوا مع بقيّة الناجين؟ |
Vadide zor durumda bulunan diğer çiftliklere yaptıkları gibi. | Open Subtitles | كما فعلوا مع كل المزارعين الذين يعانون مثلنا |
Evet, onu hafife alıyorlar birader, aynı büyükbabasını aldıkları gibi. | Open Subtitles | أجل، إنهم يستهينون به، تماماً كما فعلوا مع جده |
Benim kızımı aldıkları gibi senin oğlunu aldılar. | Open Subtitles | لقد خطفوا ابنك كما فعلوا مع ابنتى ماذا؟ |
Seni bulmak için onu mu kullandılar yani? Krista'yı kullandıkları gibi? | Open Subtitles | تعتقد أنهم استعملوه للعثور عليك، كما فعلوا مع (كريستا). |
Seni bulmak için onu mu kullandılar yani? Krista'yı kullandıkları gibi? | Open Subtitles | تعتقد أنهم استعملوه للعثور عليك، كما فعلوا مع (كريستا). |
Benimki için yaptıkları gibi. | Open Subtitles | كما فعلوا مع هذه المكتبة لأجلي |
Necross'a yaptıkları gibi seni de kötüleştirmeye çalışıyorlar. | Open Subtitles | يحاولون جعلك شيطان كما فعلوا مع نيكروس |
Bu pis kanı yayıyorlar tıpkı tıpkı daha önce AIDS'le yaptıkları gibi. | Open Subtitles | "باعوا للمزايد الأكبر هذا الدم القذر كما فعلوا مع فيروس الإيدز، هذا الدمّ الملوّث" |
Seni gözleyen takıma. Tıpkı Fil Adam'a* yaptıkları gibi. | Open Subtitles | يراقبونك، كما فعلوا مع "الرجل الفيل" |
Walt Disney'e yaptıkları gibi yani. | Open Subtitles | كما فعلوا مع والت دزني |
Aynı şişman arkadaşa yaptıkları gibi. | Open Subtitles | كما فعلوا مع الرجل البدين. |
Kardeşine yaptıkları gibi. | Open Subtitles | كما فعلوا مع أخيكي |
T-virüsüne yaptıkları gibi bir aşı yapacaklardı fakat Davis şimdi aradı ve Frederic'e onu yok etmesini istedi. | Open Subtitles | كانوا سيقومون بعمل لقاح كما فعلوا مع الـ (تي فيروس) لكن (ديفيس)، إتصل بـ(فريدريك) للتو وطلب منه التخلص من ذلك |
Fukuşima'da yaptıkları gibi mi? | Open Subtitles | كما فعلوا مع فوكوشيما؟ |