Şu anı gördüm üç kızımın da, güzel genç kadınlar olarak önümde durduğunu ve her şeyin güzel olacağını gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيتُ هذه اللحظة، بناتي الثلاثة واقفات بجانبي كنساء جميلات ويافعات، ولذلك عرفتُ بأنَّ كل شيء سيكون على ما يرام |
kadınlar olarak, hepimiz, bir öfke... rezervuarı geliştirdik. | Open Subtitles | كلنا كنساء لدينا شعور مكبوت بالإحباط والغضب |
kadınlar olarak, hepimiz, bir öfke... rezervuarı geliştirdik. | Open Subtitles | كلنا كنساء لدينا شعور مكبوت بالإحباط والغضب |
Öğreneceksin sevgili kızım, kadın olarak kaderimizin çok ufak bir kısmını kontrol edebiliriz. | Open Subtitles | ستتعلمين يا عزيزتي أننا كنساء لا نملك السيطرة على مصيرنا |
Öğreneceksin sevgili kızım, kadın olarak kaderimizin çok ufak bir kısmını kontrol edebiliriz. | Open Subtitles | ستتعلمين يا عزيزتي أننا كنساء لا نملك السيطرة على مصيرنا |
Belli bir yaşa gelmiş kadınlar olarak görevimiz bu ilişkinin devamını sağlamak. | Open Subtitles | أعتقد ذلك .. من واجبنا كنساء في هذا العمر للحفاظ على استمرارية .. |
Bence kadınlar olarak gece 10 ile sabah 6 arası işimiz her şeyi numaradan yapmaktır. | Open Subtitles | أظن أن عملنا كنساء ما بين الـ10مساءًإلىالـ 6صباحاً.. إنّنا نزيف كل شيء. |
Bu işteki kadınlar olarak bizim zayıf gözükme şansımız yok. | Open Subtitles | كنساء بهذا العمل، لايجب علينا أن نظهر كضعفاء. |
Beyaz kadınlar olarak daha çok şey yapmalıyız çünkü ırkçılık, cinsiyetçilik ve homofobi, hepimizi etkileyen sorunlar. | TED | ونحن كنساء بيضاوات، لدينا الكثير لفعله، لأن العنصرية والتمييز على أساس الجنس، وكراهية المثلية الجنسية، جميعها قضايا تؤثر علينا جميعًا. |
(Alkışlar) Biz kadınlar olarak bu devrimde öncü olacağız, bu yeni feminist konuda. | TED | (تصفيق) ونحن كنساء سوف نقود أنفسنا الى القمة عبر هذه الثورة .. فهذه قضية أنثوية |
Onurlu kadınlar olarak ant içiyoruz. | Open Subtitles | نقسم بشرفنا كنساء محترمات |
Bir kadın olarak dünyaya dışlanmak için geliyorlar. | Open Subtitles | لقد ولدوا كنساء في عالم يلقي بهن جانباً وعندها رجال مثلك |
kadın olarak burada oturup hırs hakkında konuşabildiğimize çok memnunum. | Open Subtitles | انا ممتنة للغاية أن بإمكاننا الجلوس هنا كنساء والتحدث عن الطموح |
Beyaz kadın şöyle dedi - bu şu an kulağa çok çağdışı gelebilir- beyaz kadın dedi ki "Tüm kadınlar kadın olarak aynı baskıyla yüzleşiyor. | TED | وقالت المرأة البيضاء -سيبدو هذا قديماً جداً الآن- قالت المرأة البيضاء: "كل النساء يواجهن الظلم نفسه كنساء. |
Halliwell'ler olarak, cadı olarak kutsandık ve kadın olarak lanetlendik. | Open Subtitles | إننا كفتيات "هاليويل" مباركات كساحرات ولكننا ملعونات كنساء طبيعيات |
Birer kadın olarak kanat çırpmamızı sağladın. | Open Subtitles | فقد سمحت لنا بفرد اجنحتنا والتحرر كنساء |