| Çünkü seninle konuşmak için bir şans istiyorum... 82.Havayolundan aramama gerek kalmadan, gerçekten seninle konuşmalıyım... | Open Subtitles | لأنني أريد فرصة لأتكلم معك أتكلم معك حقا بدون أن تتصلي على الفرقة 82 المنقولة جوا |
| Sen ve David ile Rebecca hakkında konuşmak için geldim. Ah. Ben de bu konuda çalışıyordum. | Open Subtitles | أنا هنا لأتكلم معك و مع دايفيد حول ربيكا ما زلت أحاول تذكرها |
| Açıkçası, sizinle Okul Ruhu Haftası hakkında konuşmak için gelmiştim. | Open Subtitles | في الحقيقة، أنا هنا لأتكلم معك حول الاسبوع الترفيهي |
| Yeni bir hesap hakkında seninle konuşmaya gelmiştim. | Open Subtitles | جئت لأتكلم معك حول الحساب الجديد وأنت لم تكن هنا ، لذا... |
| Peki. Buraya... Buraya seninle konuşmaya geldim. | Open Subtitles | حسنا انا هنا ، انا هنا لأتكلم معك |
| - seninle konuşmaya geldim. | Open Subtitles | جئتُ لأتكلم معك لا أستطيع |
| Seninle konuşmak için Atlantik'i geçtim. - İçeri gelin. | Open Subtitles | أتيت من وراء البحار لأتكلم معك |
| Sadece at onu yere. Sadece seninle konuşmak için burdayım. | Open Subtitles | ضعها من يدك أنا هنا لأتكلم معك |
| Seninle bazı şeyleri konuşmak için geldim buraya. Başın belada, değil mi? Dinle Larry. | Open Subtitles | لقد جئت إلى هنا لأتكلم معك بشأن أمور معينة انصت لي "لاري عفواً, السيد "براون لقد دمرتني |
| Allison Pond hakkında konuşmak için geldim. | Open Subtitles | (جئت لأتكلم معك بخصوص (ألسون بوند |
| Seninle konuşmak için uyanık kaldım. | Open Subtitles | بقيت مستيقظا" لأتكلم معك |