| başka birine sadece bakmam bile yeterli, beni öldürür. | Open Subtitles | إنه غيور جداً لدرجة أني إذا نظرت لأحد آخر سيقتلني |
| Çok kıskanç. başka birine sadece bakmam bile yeterli, beni öldürür. | Open Subtitles | إنه غيور جداً لدرجة أني إذا نظرت لأحد آخر سيقتلني |
| Kontrol ettik. Hayatı boyunca sigara içmemiş. Muhtemelen başka birine hediye edecekti. | Open Subtitles | نعم، لقد راجعنا هذا بالفعل، أنه لم يدخن ابداً، ربما كانت هدية لأحد آخر |
| Ama bir numara yerinde kimsenin uzun süre durmasına müsade etmeyecek. | Open Subtitles | لكن الذكر الأول لن يسمح لأحد آخر للتواجد في مستقرّه طويلاً. |
| Daha önce sana veya bir başkasına anlatmadığım bir şey daha var. | Open Subtitles | هنالكَ شيءً آخر لمّ أخبركَ بهِ، و لمّ أخبر بهِ أيّ لأحد آخر. |
| Çünkü size özel bir fiyat veriyorum. başkası için iki katı. | Open Subtitles | لأنني سأعطيك سعراً خاصاً، لو لأحد آخر سأضاعف السعر |
| "Senden başka kimse bu kapıdan giremezdi," | Open Subtitles | "لا يمكن لأحد آخر غيرك الحصول على طلب الدخول" |
| Bu sırrı başka kimseyle paylaşamazsın. | Open Subtitles | فإيّاك أن تفشي سرّها لأحد آخر. |
| başka birine de yer yok bu kalpte. Olmayacak da... | Open Subtitles | لا مكان بهذا القلب لأحد آخر ولن يكون به مكان أبداً |
| başka birine vereceğini asla tahmin etmezdim ama demek ki seni çok yakın görmüş. | Open Subtitles | لم اعتقد ابداً أنه سيعطيه لأحد آخر لكن هو على الأغلب يفكر بك على أنك فعلاً صديق مقرب |
| Bulması için başka birine para vereceğiz ve sonra da şov için onları yayında okuyacağız. | Open Subtitles | سنقوم بالدفع لأحد آخر لفعل ذلك ومن ثم نقرأئها على الهواء لأجل الاستعراض |
| Bunu başka birine söyleyebileceğimi pek düşünmemiştim, ama ilk defa korkuyorum. | Open Subtitles | لا أظننني سأقول هذا لأحد آخر.. |
| Yani başka birine de acil durum sinyali göndermiş. | Open Subtitles | إذن فقد أرسلت إشارة الطواريء لأحد آخر. |
| Ambulans başka birine de gelmiş olabilir, dostum. | Open Subtitles | هذه يمكن تكون لأحد آخر يا رجل. |
| Unutmayın, bu başka kimsenin göremeyeceği, gizli bir konu başlığı. | Open Subtitles | تذكروا، هذه مناقشة خاصة، لا يمكن لأحد آخر أن يراها. |
| O laboratuara kimsenin girmeyeceğini size söyledim. | Open Subtitles | أخبرتك أنه لن يمكن لأحد آخر أن يدخل المختبر. |
| İçeride başka kimsenin olmadığından emin misin? | Open Subtitles | أأنت متأكد أنّه لا وجود لأحد آخر بالداخل؟ |
| Kendine veya bir başkasına zarar verecek durumda değilse tabii. | Open Subtitles | ليس ان كان سيسبب خطراً لنفسه او لأحد آخر |
| Bu ona bir şey ifade ediyor olabilir fakat bir başkasına bir şey ifade etmiyor. | Open Subtitles | ربما يعني شيئاً له لكنه ليس بمعنى لأحد آخر |
| Teklif ettiğim şeyi, dünya da benden başkası sağlayamaz. | Open Subtitles | ما أعرضه عليكم لا يمكن لأحد آخر في العالم تأمينه لكم لا أحد غيري |
| başka kimse sana yardım etmyecek. | Open Subtitles | لا، لايمكن لأحد آخر أن يساعدك. |
| Bu sırrı başka kimseyle paylaşamazsın. | Open Subtitles | فإيّاك أن تفشي سرّها لأحد آخر. |
| o sadece kadınları alıp öldürmüyor başkasını kullanıyor bu onun yöntemi | Open Subtitles | لن يستطع النجاة من قتل النساء يبدو وكأنه يلفق التهمة لأحد آخر تلك هي طريقته |
| Gerçek bir sihirbaz, sırlarını diğer sihirbazlardan başka kimseye söylemez. | Open Subtitles | الساحر الحقيقي لا يظهر خفايا سحره لأحد آخر عدا ساحر آخر |