| Uğruna yaşayacak bir şey. Sadece bu harika değil mi? | Open Subtitles | شيء لأحيا من أجله أليس هذا في حد ذاته عظيم؟ |
| Ama bana uğruna yaşayacak bir şey verdi anlatabiliyor muyum? | Open Subtitles | ولكنّها منحتني شيئًا لأحيا من أجله، أتعلم؟ |
| Bir insan hayatı yaşamak için doğmadım ben... gelecekte insanların hafızasına kazınmak için doğdum. | Open Subtitles | لم أولد لأحيا حياة طبيعية ولكن لأكون تاريخ المستقبل |
| Sonsuza kadar mutlu yaşamak için tek şansım gerçek aşkımla evlenmek. | Open Subtitles | الفرصة الوحيدة لأحيا بسعادة هي الزواج من حبي الحقيقي |
| O günü hevesle bekliyorum. | Open Subtitles | اشتاق لأحيا ذاك اليوم! |
| Fransız monarşisine yaraşır biçimde yaptıklarım Hayatta kalmak içindi... | Open Subtitles | فعلتمالابدعلي لأحيا.. بأسلوب مناسب للملكة الفرنسية |
| Çünkü, yaşayacak sadece 20 dakikam kaldı. | Open Subtitles | - لان لدي عشرون دقيقة لأحيا فقط - |
| Ölmek üzereyken, kendimi her zamankinden canlı hissediyorum, sanki yaşamak için çok nedenim varmış gibi. | Open Subtitles | على شفى مَوتي أشعرُ بأني حي أكثَر من أي وَقت كأني لديَ سببٌ إضافي لأحيا |
| yaşamak için rezil Yahoo yemeği ile idare ettim. | Open Subtitles | أكلت طعام الياهو الكريه فقط لأحيا |
| Sanırım anladım. Teypteki kitabın adı, yaşamak için birşeyler. Ayrıca roman versiyonu olan | Open Subtitles | أظنني وجدته، انه كتاب على شريط يدعى "شيئ لأحيا من أجله" |
| Aynı kuşlar, hayvanlar gibi yaşamak için doğmuştum ben. | Open Subtitles | لقد وُلدت لأحيا! تمامًا كالطيور والحيوانات |
| Eğer "Küçük Joey" ölürse, yaşamak için bir nedenim kalmazdı. | Open Subtitles | لو مات (جوى) الصغير فلن يبقى لى سبباً لأحيا |
| O günü hevesle bekliyorum. | Open Subtitles | اشتاق لأحيا ذاك اليوم! |
| Hayatta kalmak için yapmayacağım şey yoktur. | Open Subtitles | أكون أيًا ما يتطلب الأمر لأحيا |
| Hayatta kalmak için yapmam gerekeni yaptım. | Open Subtitles | فعلتُ ما يتوجب علي لأحيا |