Petrolden konuşarak bizi sıkamazsınız. Eğlenmeye geldik buraya. | Open Subtitles | لا يجوز لكم أن تضجرونا بالكلام الخاص بالنفط إنني هنا لأستمتع |
Ben buraya bilimle Eğlenmeye gelmedim. | Open Subtitles | لم آتي إلى هنا لأستمتع |
Ben Eğlenmeye gidiyorum. | Open Subtitles | سأذهب لأستمتع الآن |
Şu gelene bakın hele.... Bay "Hayattan zevk Almak İçin Alkole İhtiyacım Yok" | Open Subtitles | حسناً حسناً ، انظروا من هنا ، السيد "لا أحتاج للكحول لأستمتع بحياتي" |
Sadece her günü, sanki kasıtlı olarak o günün tadını çıkarmak için... dönmüşüm gibi, sanki olağanüstü, sıradan hayatımın... en son günüymüş gibi yaşıyorum. | Open Subtitles | أحاول عيش كل يوم كما لو أنني أعود له متعمداً لأستمتع به كأنه يوم أخير |
O zaman ülkenizin daim zevklerinin tadını çıkaracak enerjiyi nereden bulacağım? | Open Subtitles | وكيفليأن أحظى، بالطاقة لأستمتع... معالم هذه المدينة الرائعة؟ |
- Eğlenmeye geldim buraya. | Open Subtitles | أتيتُ إلى هنا لأستمتع |
Eğlenmeye geldim, kafaya alınmaya değil. | Open Subtitles | جئت لأستمتع وليس للعبث معي. |
Jest için teşekkürler, ama manzaradan zevk almak için burada bulunmuyorum. | Open Subtitles | أنا ممتن لهذا الإهتمام ولكن أنا لست هنا لأستمتع بالمنظر |
Acınası bir durum. Sanırım ağır ilerleyen bu yoldan zevk alacağım. | Open Subtitles | هذا مؤسف، أظنني كنت لأستمتع بالطريق البطئ |
Acınası bir durum. Sanırım ağır ilerleyen bu yoldan zevk alacağım. | Open Subtitles | هذا مؤسف، أظنني كنت لأستمتع بالطريق البطئ |
- Zaferimin tadını çıkarmak için bir dakika alamaz mıyım? | Open Subtitles | الا يمكنني ان أخذ دقيقة لأستمتع بفوزي؟ يمكنك |
Bunun keyfini çıkarmak için uyuşturucuya ihtiyacım yok. | Open Subtitles | لا أحتاج للمخدرات لأستمتع بهذا |
Ya da içkimin keyfini çıkarmak için beni rahat bırakırsınız. | Open Subtitles | او ... يمكنك ان تتركني في سلام لأستمتع بشرابي |
Kazanmamı tadını çıkaracak bir dakika alamam mı? | Open Subtitles | الا يمكنني ان أخذ دقيقة لأستمتع بفوزي؟ |