| Sonra aşağıya baktım ve Cosmo aşağıda sokakta durmuş pencerelere bakıyordu. | Open Subtitles | نظرت لأسفل و كان كوزمو واقفاً هناك في الشارع ينظر إلى النافذة |
| Yakında yeniden buluşacağız oğlum... atını sürerken topuklarını aşağıda tut. | Open Subtitles | أقول له أني سأراه مرة أخرى قريباً وأن يُبقي قدميه لأسفل عندما يمتطي الخيل |
| yere bakarsan yalan söylediğini anlar, yukarı bakarsan bilmiyorsun. | Open Subtitles | لا ، ان نظرت لأسفل سيعلمون انك كاذب لفوق سيعلمون انك لا تعرف الحقيقه |
| Kaldır ve indir! Bacaklarını piston gibi kullan! | Open Subtitles | أرفعهم لأعلى ثم أهبط بهم لأسفل دع هذة الاقدام تضخ كالمكبس |
| Başını eğ. Biz değişimi yapana kadar tek kelime etme. | Open Subtitles | إحني رأسك لأسفل ولا تقولي شيء إلى أن نقوم بالتبادل. |
| 'Sonra Jack biraz metalik ses çıkartıp 'balığı filtre borularına doğru çekecek.' | Open Subtitles | و بعدين جاك هيعمل بَعْض الأصواتِ المعدنية لجَذْبها لأسفل إلى إنبوبِ الترشيحِ |
| Her zaman eteklerini dizlerinin altına çekiştirip dururdu sanki devlet hazinesiymiş gibi! | Open Subtitles | دائما تسحب تنورتها لأسفل على ركبها كما لو أنهم كانوا كنز وطني |
| Mağaraya açılan kapı yaklaşık 1 metre aşağıda. | Open Subtitles | المدخل إلى الكهفِ حوالي إثنان أَو ثلاثة أقدامِ لأسفل. كهف؟ |
| Yakında yeniden buluşacağız oğlum... atını sürerken topuklarını aşağıda tut. | Open Subtitles | أقول له أني سأراه مرة أخرى قريباً وأن يُبقي قدميه لأسفل عندما يمتطي الخيل |
| Avuçların aşağıda kalacak şekilde, ellerini masaya koy. | Open Subtitles | ضعي كلتا يديكِ على المنضدة، راحت يديكِ لأسفل. |
| Kızaklar aşağıda, mıknatıs güvenli. Güverteye hoşgeldiniz Amiral. | Open Subtitles | الهبوط لأسفل مأمن مرحباً بك على متن السفنية , أدميرال |
| Çok garip onu koridorda takip edip kafasını kırmak istiyorum ama şu anda kafam o kadar güzel ki, bir adım atsam yere yıkılacağımı biliyorum. | Open Subtitles | هذا غريب ، أريد أن أتبعه لأسفل القاعة وضربه على رأسه ولكن أنا مخمور الآن ، وأعلم أنني سأنهار لو تحرّكت بوصة واحدة |
| Nerede biter başlar bilmiyorum , insanlarla konuşuyorum, ve bedenimden on adım uzakta yere bakıyorum. | Open Subtitles | ولا يمكنني أن أقول أين سينتهي ، ومن أين بدأت وبدأت أجري حوارات مع الناس وأنا على بعد عشرة أقدام من جسدي أنظر لأسفل |
| Beni yere devirebilirse o zaman nişancı diyebiliriz. | Open Subtitles | حسناً , يستطيع أن يطلق عليَ إذا أخذني هنا لأسفل |
| Ya da başka yerde toplanın! İndir onu! | Open Subtitles | أو تقابلوا فى مكان آخر خذه لأسفل |
| Kolunu yana indir ve silahı hafifçe bırak. | Open Subtitles | انزل يدك لأسفل بهدوء و اترك المسدس |
| Başını biraz eğ, depresyondasın gibi ama çok da değilmişsin gibi. | Open Subtitles | الآن وضعت رأسك لأسفل وكأنك الاكتئاب قليلا، ولكن ليس من الاكتئاب. |
| Elimi üzerine doğru koydum, kan yoktu ve ağrı biraz hafiflemişti. | Open Subtitles | وضعت يدي لأسفل لا يوجد دماء عليها و قل الألم قليلا |
| Yüzgeci suyun altına indi ve bizim olduğumuz bölgeye doğru geliyordu. | Open Subtitles | كانت زعانفه متجهة لأسفل وكان مستعداً للهجوم |
| Doktorluk gibi çilingirciliğim de iyi değildir. Belki bir amaca hizmet edebilirsin yoksa seni Sen Nehri'nin dibine batırırım. | Open Subtitles | ـ صانع أقفال ليس أفضل من طبيب ـ أفعل شيء وألا قذفتك لأسفل نهر السين |
| Kimsenin gözünün içine bakmayın, başınızı indirin.. | Open Subtitles | لا تدعن أي شخص يرى أعينكنّ، انظرن لأسفل. |
| Eğilin, Eğilin, Eğilin. | Open Subtitles | (الوشوشة) كن لأسفل ، البقاء باستمرار ، والبقاء إلى أسفل. |
| Bu sırada da yukarıdan aşağıya çalışan bir işlev yalnız olduğuna karar verip ten rengi aramaya, veya canının sıkıldığına karar verip bir oyuncak aramaya karar verebilir. | TED | في نفس الوقت، بعض الأمور من أعلى لأسفل ربما يقرر أنه وحيد ويبحث عن طبقة جلدية، أو ربما يقرر أنه يشعر بالملل ويبحث عن لعبة ليلعب بها. |