Fındık kesemi* kopardı, sincapları beslemek için belimde asılı tutardım. | Open Subtitles | لقد عض كيس الجوز الخاص بي والذي وضعته تحت حزامي لأطعم السناجب |
Neyse, Apu'yu beslemek için dönmeliyim. | Open Subtitles | على أي حال يجب أن أعود لأطعم أبو |
Neyse, Apu'yu beslemek için dönmeliyim. | Open Subtitles | على أي حال يجب أن أعود لأطعم أبو |
Kalsın. Chester'ı beslemem gerekiyor. | Open Subtitles | لا بأس يجب أن أذهب لأطعم تشيستر. |
Chester'ı beslemem gerekiyor. | Open Subtitles | سأذهب لأطعم تشيستر |
Balıkları beslemeye geldim. | Open Subtitles | أتيت فقط لأطعم السمك |
Kuşu beslemeye gelmiştim. | Open Subtitles | أتيت لأطعم الطائر |
Her zamanki gibi yabani kedileri beslemek için aşağıya indim ve yeğeninin arabasında hiç hoş olmayan bir şey gördüm. | Open Subtitles | - أتيت هنا لأطعم القطط البرية مثل عادتي و لقد وجدت شيئاً |
İş bulmaya uğraşıyordum sırf senin gibi bir suratsızı beslemek için! | Open Subtitles | لقد كنت بالخارج أبحث عن عمل لأطعم وجهك الحقير! |
Kuşları beslemek istiyorum. | Open Subtitles | أنا أريدهما لأطعم الطيور |
Yıkayacak kabım kalmadı, çocuklarımı beslemek için hepsini sattım! | Open Subtitles | لقد قمت ببيعهم لأطعم أطفالي |
Ben sadece metre beslemek için dışarı çıktı. | Open Subtitles | لقد خرجت فقط لأطعم المتشرد. |
Eve gidip kedimi beslemem gerekiyordu. | Open Subtitles | توجب علي الرحيل لأطعم قطتي |
Buraya ördekleri beslemeye gelmiştim. | Open Subtitles | ...أنا جئت إلى هنا لأطعم البط |