| Aslında sadece arabanı aldığı için iki yıllık bir karar söz konusu. | Open Subtitles | أساساً لديه سنتين عقوبة معلقة فوق رأسه ، فقط لأنه أخذ سيارتك |
| O kalın kitabı aldığı için hakkını vermek lâzım. | Open Subtitles | يجب أن تمدحيه لأنه أخذ الكتاب العديم القيمة |
| Stüdyo tipi evinde oturuyor ve boşanma avukatıma bütün parasını aldığı için küfrediyor. | Open Subtitles | يجلس في شقته الصغيرة ويلعن محامي الطلاق لأنه أخذ كل أمواله |
| Bir meth satıcısından rüşvet aldığı için hapse gitti. | Open Subtitles | ذهب إلى السجن لأنه أخذ رشوة من تاجر الميثافيتامين |
| Ve şimdiye kadar bunu söyleyip kabullenmem çok zaman aldığı için ikimiz adına da çok üzgünüm. | Open Subtitles | و أنا مأسفة لك و لي لانه... لأنه أخذ وقتا طويلا لكي أكون قادرة على قول ذلك... و تقبله ... |
| Neden, rujumu aldığı için mi? | Open Subtitles | لماذا ، لأنه أخذ مرطب شفاهي ؟ |
| Senin yerine terfiyi o aldığı için mi? | Open Subtitles | لأنه أخذ الترقية بدلاً منك؟ |