Ama ben, o eski tavada piştiğini düşündüğüm için yemedim. | Open Subtitles | ولكني لم آكله لأني ظننت أنه مطبوخ بتلك المقلاة القديمة |
Başının dertte olduğunu düşündüğüm için bunu çaldım. | Open Subtitles | سرقـت هـذا لأني ظننت أنك بمشكلـة |
Evliliğinin bitmiş olabileceğini düşündüğüm için girdim. | Open Subtitles | فعلت ذلك لأني ظننت أن زواجك ربما انتهى |
Toby, buraya geldim çünkü düşündüm ki birbirimize yardımcı olabiliriz. | Open Subtitles | توبي, لقد أتيتُ هنا لأني ظننت أنه بأمكاننا مساعده بعضنا |
çünkü düşündüm de belki sen ve o birlikte... | Open Subtitles | .. لأني ظننت ربما أن بينكِ وبينها و |
Bunun seni kurtaracağını düşündüğüm için evlenme teklifi ettim. | Open Subtitles | تقدمت لخطبتكِ لأني ظننت هذا سينقذكِ |
Yaptım çünkü düşündüm | Open Subtitles | أنا فعلت ذلك لأني ظننت |
- Hıhı, hıhı. - Çünkü, düşündüm ki... | Open Subtitles | ...لأني ظننت - أجل - |