Ayrıca, sanırım bir röportaj için iyi bir konu buldum. | Open Subtitles | كذلك فأنا أظن أنني وجدت شخصاً مناسباً لإجراء مقابلة |
Resmi olan her yolu denedim ama röportaj için yaptığım bütün istekleri reddetti. | Open Subtitles | ذهبتُ إلى جميع المحطات الرسمية لكنهُ رَفَضَ كُل طلب لإجراء مقابلة |
11 sene önce Merkez Gar'a, herhangi birinin, onurlandırmak istediği biriyle, hayatlarıyla ilgili görüşme yapabileceği bir kabin koyduk. | TED | قبل 11 سنة بغراند سينترال تيرمينال بنينا كابينة يمكن لأي أحد أن يحتفي بآخر فيها عبر دعوته لإجراء مقابلة معه عن حياته. |
Sizin de bildiğiniz gibi oğlunuz, görüşme yapmak için NYPD'ye geldi. | Open Subtitles | كما تعلم, ابنك جاء إلى قسم شرطة نيويورك لإجراء مقابلة |
Acaba Pazartesi akşamı 7:30' da görüşmeye gelebilir misiniz? | Open Subtitles | هل تمانعين فى الحضور لإجراء مقابلة ؟ لنقل ليلة الاثنين عند السابعة والنصف ؟ |
İnternetten öz geçmişimi buldu. görüşmeye çağırdı. | Open Subtitles | لقد وجد سيرتي الذّاتيّة على الانترنت واتّصل بي لإجراء مقابلة. |
Röportaj yapmak için benimle yukarı geleceksin. | Open Subtitles | ستصعدين معي إلى الأعلى لإجراء مقابلة صحفية |
Bugün Stevens'la röportaj yapmak istiyordum ve yayıncı Judith Fincher'ı yanında gördüm. | Open Subtitles | إذاً لقد ذهبت لإجراء مقابلة مع (ستيفنز) اليوم و رأيت الناشرة (جودي فينشر) تخرج من مكتبه |
Ben Jerry Seinfeld. Bir röportaj için görüşecektik. | Open Subtitles | معك (جيري سينفيلد)، إتفقنا على اللقاء في المقهى لإجراء مقابلة |
- Bir röportaj için daha vaktimiz var. | Open Subtitles | - لا زال لدينا وقت لإجراء مقابلة - |
Günaydın, Claire! Seni bir röportaj için istiyorlar. | Open Subtitles | طاب نهارك يا (كلير) يحتاجونك هنا لإجراء مقابلة |
İlk romanımı yayınladıktan kısa bir süre sonra, röportaj için Lagos'ta bir TV kanalına konuk oldum. Orada bir hizmetli olarak çalışan bir kadın yanıma gelerek dedi ki, "Romanınızı gerçekten beğendim. Sonunu beğenmedim. | TED | بعد وقت قصير من نشره لأول رواياتي ذهبت الى محطة تلفزيونية في لاغوس لإجراء مقابلة. والمرأة التي تعمل هناك كمراسلة جاءت اليّ وقالت، "لقد أحببت روايتك حقاً. لم أكن أحب أن تنتهي . |
O yani, birileriyle iş konusunda görüşme yapması gerekiyormuş | Open Subtitles | هي تحتاج لإجراء مقابلة مع شخص ما حول عمله. |
görüşme için hemen hastaneye gelmemi istiyorlar. | Open Subtitles | يريدوني في المستشفى لإجراء مقابلة الآن. |
Rachel de ofisinde başka bir iş için görüşme yapıyor. | Open Subtitles | و (ريتشل) فى المكتب لإجراء مقابلة عمل آخر |
Birkaç yıl önce bir görüşmeye gelmiştiniz. | Open Subtitles | أتيتِ لإجراء مقابلة قبل بضعة أعوام؟ |
Dominic'in saat 7:45'te görüşmeye geldiğini söyledi. | Open Subtitles | قال أنّ (دومينيك) وقّع لإجراء مقابلة في تمام الساعة الـ7: 45. |
Tez ödevim hakkında benimle Röportaj yapmak için beni davet etti. | Open Subtitles | وقد دعانا لإجراء مقابلة معه من أجل البحث الخاص بأطروحتي |
Röportaj yapmak için benimle yukarı geleceksin. | Open Subtitles | تعالى إلى حجرتى لإجراء مقابلة صــحفية |
Bunun hakkında röportaj yapmak istiyordum. | Open Subtitles | أسعى لإجراء مقابلة معه |