Sabahın bu saatinde Rahatsız ettiğim için özür dilerim. | Open Subtitles | آسف لإزعاجكِ في هذه الساعة المبكرة . من الصباح |
Seni tekrar Rahatsız ettiğim için üzgünüm ama gerçekten önemli bir konuda yardımına ihtiyacım var. | Open Subtitles | آسفة لإزعاجكِ ثانيةً لكنّي أحتاجكِ في شيء وهو أمر مهم |
Rahatsız ettiğim için üzgünüm ama sizi görmek isteyen biri var. | Open Subtitles | آسف لإزعاجكِ لكن هناك شخص ما هنا لرؤيتكِ |
Affedersiniz bu saatte rahatsız ettim. | Open Subtitles | آسف لإزعاجكِ بمثل هذا الوقت المتأخر |
Sizi Rahatsız ettiğim için çok üzgünüm. Adım Ben Covington. | Open Subtitles | المعذرة, انا حقاً آسف لإزعاجكِ, اسمي هو (بين كوفينتون). |
Bu saatte Rahatsız ettiğim için üzgünüm ama... Ben burada büyüdüm. | Open Subtitles | آسف لإزعاجكِ في هذه الساعة ، ولكن لقد ترعرعت هنا ... |
Canım, Rahatsız ettiğim için kusura bakma. Aşağı doğru koşan iki çocuk gördün mü? Hayır. | Open Subtitles | عزيزتي ، آسفة لإزعاجكِ هل رأيتِ صبيين يهرعان إلى الشارع؟ |
Rahatsız ettiğim için üzgünüm ama arkadaşınıza kırmızı ceketli bayana seslenmesini söyler misiniz? | Open Subtitles | انا آسف لإزعاجكِ لكن هل يمكنكِ أن تطلبي من صديقكِ أن يمسك السيدة ذات المعطف الأحمر؟ |
Çok teşekkür ederim. Rahatsız ettiğim için özür dilerim. | Open Subtitles | شكراً جزيلاً لكِ, انا آسف لإزعاجكِ. |
Rahatsız ettiğim için kusura bakma. Kardeşin bankada. | Open Subtitles | آسفة لإزعاجكِ ولكنّ أختكِ في المصرف |
Rahatsız ettiğim için özür dilerim, ama konuşmamız gerek. | Open Subtitles | آسفة لإزعاجكِ ، ولكننا يجب أن نتحدث. |
Bu kadar geç saatte Rahatsız ettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | أعتذرُ لإزعاجكِ في وقتٍ متأخّرٍ هكذا. |
Sizi böyle bir günde Rahatsız ettiğim için çok üzgünüm Bayan Bates. | Open Subtitles | أنا آسفٌ جداً لإزعاجكِ في مثل هذا اليوم، سيدة "بيتس" |
Geç saatte Rahatsız ettiğim için özür dilerim hanımefendi. | Open Subtitles | آسق لإزعاجكِ في وقت متأخر جداً، سيّدتي. |
Bu kadar erken saatte Rahatsız ettiğim için özür dilerim ama beni Anna gönderdi. | Open Subtitles | آسف لإزعاجكِ بهذا الوقت المبكر، ولكنى قادم من عند (آنا) |
Rahatsız ettiğim için özür dilerim, bayan. | Open Subtitles | آسف لإزعاجكِ يا سّـيدتي |
Rahatsız ettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | آسفة لإزعاجكِ بهذه الطريقة |
Özür dilerim, rahatsız ettim öğleden sonra birisi misafir salonunuza bir şişe Krug Brut siparişi verdi. | Open Subtitles | أعتذر للغاية لإزعاجكِ "ولكن قنينة مِن نبيذ "كروغ بيروت طُلبت لغرفة الضيوف خاصتكِ بواسطة زائر من بعد ظهر اليوم |
Aa! Affedersiniz. _BAR_ Sizi Rahatsız ettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | عذراً، متأسّفٌ لإزعاجكِ. |
Rahatsız ediyorum. | Open Subtitles | آسف لإزعاجكِ هل رأيتي صديقي ؟ |
Five-O, rahatsız ettiğimiz için özür dilerim. | Open Subtitles | نحنُ ضمنَ فرقة "فايف - أو" سيدتي انا آسفٌ لإزعاجكِ |