| Bana borçlu olduğun kıyağın karşılığını almaya geldim. | Open Subtitles | لقد جئت لإسترجاع الخدمة التي تدين بها لي |
| Çok gelişmiş bilmem neyinizi mi almaya geldiniz? | Open Subtitles | هل حضرتي لإسترجاع مادتك المتفوقة جداً ؟ |
| Saf hâlinde 1.8 milyon doları geri almak için şansımız bu. | Open Subtitles | هذه هي فرصتنا لإسترجاع قرابة 1.8 مليون على شكل ذهب نادر |
| O çipi almak için epey zahmete girdiler. Neden? | Open Subtitles | لقد بذلوا مجهودا كبيرا لإسترجاع الرقاقة، لماذا؟ |
| CA: Ed, Sir Tim'in Interneti kurtarmak için önerdiği yeni Magna Carta'yı okumuşsundur. | TED | كريس: أعتقد أنك قرأت المقترح الذي تحدث عنه سير تيم عن ماغنا كارتا جديدة لإسترجاع الإنترنت |
| Morris o dosyayı kurtarmak için en iyi ümidimiz. | Open Subtitles | موريس" هو أكبر آمالانا لإسترجاع ذلك الملف" |
| - Bunun anlamı ne? Mulanı getirmek için gerçek bir Ejder göndereceğiz. | Open Subtitles | الهدف أننا سنرسل (تنين حقيقي لإسترجاع (مولان |
| Bir mübaşir eşliğinde nezarethaneye uğrayarak kişisel eşyalarınızı geri alabilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنك أن تعود مع الحاجب إلى الحجز لإسترجاع أشيائك الشخصية |
| Sadece köpeğimi almaya gelmedim. | Open Subtitles | و لم أعد فقط لإسترجاع كلبتي |
| Walter cep evrendeki bir şeyi almaya gittiyse de neden yalnız gitsin ki? | Open Subtitles | {\pos(192,220)} أقصد، لو ذهب (والتر) لإسترجاع أياً كان ما بداخل هذا الجيب الكوني، {\pos(192,220)} -إذن، لمَ ذهب وحده؟ |
| Onların onu kaçırdığını sanmıyorum şahsen, hadi ortadan kaybolduğu gece Emily'yi partiden almaya geldiler diyelim. | Open Subtitles | ،توضح لي أننا لم نخطف شعور ابنتنا منهم لكن لنقل فقط أنهم ظهروا لإسترجاع (إيميلي) من الحفلة |
| Erkekliğimi geri almaya. | Open Subtitles | أتيت هنا لإسترجاع رجولتي |
| Ama birleştirilmiş bir komuta etrafında toplanmak gezegeni geri almak için anahtar. | Open Subtitles | لكن إعادة تأسيس قيادة مركزية موحدة هى المفتاح لإسترجاع الكوكب |
| - Belki de yıllardır. Alex'i ÖSG'den almak için bunlar yeterli mi? | Open Subtitles | أتعتقد أن هذا كافٍ لإسترجاع أليكس من مجموعة الإستجواب العليا؟ |
| Paketi almak için birini yalnız göndermek istemiyorum. | Open Subtitles | مهتم ... أنا لدي الوقت لا تُعجبني فكرة إرسال شخص بمفرده لإسترجاع الطرد |
| Sonunda iki ayakkabıyı da ayağıma geçirip Kenzi'yi kurtarmak için Valhalla'ya geçebilirim. | Open Subtitles | فانا أستطيع أخيرا إرتداء الحذاء "والقفز إلى الصالة الكبرى لإسترجاع "كينزي |
| Gerçek Katherine'i tanımadan önce, Katherine için öldüğümden onu kurtarmak için Emily'ye ihtiyacım vardı. | Open Subtitles | لقد كانت (إيميلي) المفتاح لإسترجاع (كاثرين)، قبل أنّ أعلم مدى حقارتها |
| Dediğim gibi, ben sadece ajanımı geri almak istiyorum. | Open Subtitles | إنظري، كما قلت أنا هنا لإسترجاع عميلتي، فحسب |
| Bu demektir ki Mulan'ı bulup getirmek için gerçek bir Ejder göndereceğiz. | Open Subtitles | الهدف أننا سنرسل (تنين حقيقي لإسترجاع (مولان |