Belki bazı şeyleri düzeltebiliriz ama daha kötü olma ihtimaline kendinizi hazırlayın. | Open Subtitles | قد نكون قادرين على تحسين عدة أشياء لكن كن مستعداً لإمكانية حدوث أشياء سيئة |
İkincisi, başarısız olma ihtimaline karşı hazırlanarak; ama bunu yapmak için rüzgâr hızı ve yönüne ihtiyacım olacak. | Open Subtitles | ثانيا، التحضير لإمكانية فشلنا. ولكن للقيام بذلك أنا سوف أحتاج إلى سرعة الرياح واتجاهها |
Bu durumda, münazaranın biz insanlara izin verdiği şey de kendimizi yanılmış olabileceğimiz ihtimaline gerçek anlamda açmak. | TED | ومن ثم، إن الأمر الذي تسمح لنا به المناظرة لفعله كبشر هو أن نتعامل بانفتاح، بانفتاح حقاً لإمكانية أننا ربما نكون مخطئين. |
Ufak da olsa her şeyin bir anlam taşıdığı ihtimaline dair bir ölçü olurdu. | Open Subtitles | ذرة أمل لإمكانية المعنى |