Beyaz cüce bu noktada, tüm kütlenin kör edici bir ışıkla infilak ettiği yıkıcı bir patlamaya maruz kalır. | Open Subtitles | عند هذه المرحلة القزم الأبيض سوف يخضع لإنفجار كارثي حيث سيحدث كل شئ في لمحة بصر |
Ama hizmey kaydının öyle gösteriyor olması kafatasını zedelemiş bir patlamaya maruz kalmadığı anlamına gelmez. | Open Subtitles | حسنٌ، فقط لأنّ سجلها لايوضح ذلك، لايعني أنّها لم تتعرض لإنفجار . قنبلةٍ قد عصف بدماغها |
"Arızalı doğalgaz hattı Young Çiftliği'nde trajik bir patlamaya yol açtı." | Open Subtitles | "خطّ غاز معطوب يؤول لإنفجار مأساويّ في مزرعة (يانج)" |
Uyuşturucu patlamasının kurbanıydım. | Open Subtitles | واضح أني كنت ضحية لإنفجار المخدرات |
Açıkça belli ki, ben, uyuşturucu patlamasının bir kurbanıydım. | Open Subtitles | واضح أني كنت ضحية لإنفجار المخدرات |
Büyük bir patlamaya hazır olun. | Open Subtitles | إستعدوا لإنفجار وشيك |