| Böylece romantik bir kaçış, avukat toplantısına dönüştü. | Open Subtitles | إذاً، تحولت الرومانسية لاجتماعات للمحامين. |
| Eğer seni kabine toplantısına davet edeceksem, sakın kibarlık bekleme. | Open Subtitles | إن كنت سأدعوكِ لاجتماعات مجلس الوزراء فلن اعاملكٍ برفق |
| Eğer seni kabine toplantısına davet edeceksem, sakın kibarlık bekleme. | Open Subtitles | إن كنت سأدعوكِ لاجتماعات مجلس الوزراء فلن اعاملكٍ برفق |
| Lütfen. Artık içmeyeceğim. Her gün toplantılara gideceğim. | Open Subtitles | أرجوكِ، سأتوقف عن كل شئ سأذهب لاجتماعات يومياً |
| O toplantılara giderek adeta Monica'nın günlüğünü okumuş oldu, o grupta en kişisel hislerini anlatıyordu. | Open Subtitles | بدخوله لاجتماعات اللجنة و كأنه قام بقراءة مذكرات مونيكا لأنها تحدثت عن اكثر المشاعر شخصية في تلك الاجتماعات |
| Reaktion yayınevinin bürolarında kuşkulu toplantılar düzenlediğini açıklamıştım. | Open Subtitles | لقد وضحت في اجتماع اليوم... ...ان دار النشر استعملت المكان لاجتماعات مشبوهة |
| Onu, düzenli bir işte çalışan, ve okul-aile birliği toplantılarına katılan biri olarak gözümde canlandıramıyorum. | Open Subtitles | بشكل ما لا أراها بوظيفة تنتهي بالخامسة و تذهب لاجتماعات أولياء الأمور |
| - Bağımlıların toplantısına gidiyor musun? | Open Subtitles | أذهبتِ لاجتماعات المدمنين ؟ |
| Kocası sık sık iş gezisine çıkardı... veya önemli toplantılara yetişmeye çalışırdı. | Open Subtitles | زوجها كان يرحل غالبا بسبب العمل او يهرع لاجتماعات هامة |
| Don'un toplantılara habersiz dalmak gibi bir huyu var da. | Open Subtitles | لدى (دون) عادة بالحضور لاجتماعات بلا موعد. |
| Önümüzdeki ay toplantılar için Washington'da olacağım. | Open Subtitles | سأكون في (واشنطن) الشهر القادم لاجتماعات |
| Sende çalıştığımız süre boyunca benimle toplu destek toplantılarına geleceksin. | Open Subtitles | وسوف تواصل الذهاب لاجتماعات فريق دعم معي لوطالما نحن نعمل معا. |
| A- genç toplantılarına gitmeni istiyoruz. | Open Subtitles | نريد منك البدء بالذهاب لاجتماعات المراهقين؟ |