| Özellikle şu an gidebileceğim biryer olmadığı için ben varım. - Jim? | Open Subtitles | نعم سأذهب الى اى مكان لاخرج من هنا فى الحال وانت جيم؟ |
| Hükümetin iznine gereksinimi oldu petrolü ve malzemeyi bir kanal açarak taşımak için. | Open Subtitles | انه يعرف انه سيحتاج تصريح من الحكومه لحفر فناه عبر المستنقعات لادخال المعدات ثم لاخرج البترول |
| - Oh, şuna bak. ucuz beyaz şeyleri atmanın zamanı benim için. | Open Subtitles | انظري هنا ، حان الوقت لاخرج تلك الفتاة البيضاء المسكينة ! ِ |
| Bu şeyi burdan çıkarmak için 4 adama ihtiyacım olucak. | Open Subtitles | اني بحاجة لاربع اشخاص لاخرج هذا الشيء من هنا |
| Bu şehirden gitmem için o parayı bulmam şart. | Open Subtitles | يجب ان احصل على ذلك المال لاخرج من هذه المدينه |
| Bu Pen Gu'dan çıkmak için tek şansım ve anlamlı bir şey yapmak için. | Open Subtitles | هذه فرصتي الكبيرة لاخرج من بين غو واصنع شيئا من نفسي |
| Parayı Ricky'yi hapisten çıkarmak için kullanmam gerekti. | Open Subtitles | - ماذا ؟ كان علي ان استعمله لاخرج صديقي ريكي من السجن |
| Ayrılmam için bir mazeretim oldu. | Open Subtitles | وهو ما اعطاني العذر لاخرج من المشروع |
| Depodaki her şeyi taşımak için gittim. | Open Subtitles | ذهبت هناك لاخرج كل شيء من تلك الوحده |
| Yemek yemek veya gezmek istemek için gelmedim. | Open Subtitles | لم اتى لاخرج معك للغذاء |
| Bilirsin rahatlamak için. | Open Subtitles | لاخرج عن مزاجي. اجل بالطبع. |
| Bakın tüm bunları uyduruyorum Lily'e ulaşmak için. | Open Subtitles | انظر انا اختلق هذا لاخرج (ليلي) |