Seni içeri davet etmek isterdim ama Ralph kendini pek iyi hissetmiyor. | Open Subtitles | كنت اريد دعوتك على شرابلولا ان رالف لايشعر بخير |
Ona biraz ara ver. Şimdi acı hissetmiyor. | Open Subtitles | دعة يرتاح قليلا يارجل فهو لايشعر بالألم حاليا |
Senin küçük rolün dünyayı kurtarmaz. Aydınlanarak hiçbirşey küçülmez... ve diğer insanlar senin yanında kendisini güvensiz hissetmez. | Open Subtitles | طريقتك هذه لا تخدم العالم ليس هنالك شئ روحي يتقلص حتى لايشعر الناس بالأمان معك |
Öyle şeyler hissetmez, sanmıyorum. | Open Subtitles | هو لايشعر بالأمور بتلك الطريقة لا أعتقد ذلك |
Yani kendini iyi hissetmeyen biri olursa geçici olarak veriyoruz. | Open Subtitles | اعني, نقوم بها مؤقتا اذا كان الشخص لايشعر بخير. |
Hayatın boyunca kimsenin hissetmediği şeyleri niye hissettiğini düşündün, niye hiç nezle olmadığını, hiç kemiğinin kırılmadığını. | Open Subtitles | طول حياتك كنتى تتسائلين لماذا انا تشعرين بأشياء لايشعر بها غيرك لماذا لم تشعرى ابدا بالبرد ولم تنكسر عظماتك ابدا |
Eminim Brad artık kendini kötü hissetmiyordur. Pekala. | Open Subtitles | وانا متأكدة ان براد لايشعر بالسوء بعد الان.حسنا |
Ona biraz ara ver. Şimdi acı hissetmiyor. | Open Subtitles | دعة يرتاح قليلا يارجل فهو لايشعر بالألم حاليا |
Mizura kendini iyi hissetmiyor, antrenmanına ara verecek. | Open Subtitles | توقف ميزرا عن التمرين لأنه لايشعر بخير |
İyi hissetmiyor. | Open Subtitles | لقد قال انه لايشعر بانه على مايرام |
İyi hissetmiyor olmalısın. | Open Subtitles | لايشعر ذلك بشعور طيب |
Bu yüzden Prens kendini iyi hissetmiyor | Open Subtitles | جعلت الأمير لايشعر بخير |
- Acı hissetmiyor. - Vay canına. | Open Subtitles | هو لايشعر بأي ألم |
Ona söylemediğimiz bir şeyi kendi başına hissetmez. | Open Subtitles | لايشعر بشيءٍ واحد لم نخبره بأن يشعره. |
- Hiçbir şey hissetmez! | Open Subtitles | ؟ - ! تيدي لايشعر بشيء - |
O yüzden, sana karşı hiçbir şey hissetmeyen cansız bir nesneyle yapmak zorunda kalacaksın. | Open Subtitles | لذا أنت ستمارس الجنس مع كائن غير متحرك لايشعر بأي شئ تجاهك |
Palyaçoyu aradık ve kendisini iyi hissetmediği için bugün buraya gelemeyeceğini söyledi. | Open Subtitles | إتصلنا بالمهرج وقال إنه لايشعر بتحسن ولن يستطيع المجئ هذا اليوم |
Sana karşı bir şeyler hissetmediği için ayrılmadı. Bana karşı bir şeyler hissettiğini düşündüğü için ayrıldı. | Open Subtitles | ليس بسبب أنه لايشعر بكى أنتى ، بل .لأنه يعتقد أن لديه شعور ناحيتى أنا |
Belki yeterince güvende hissetmiyordur. | Open Subtitles | . لربما لايشعر بالأمان بعد |