| Kızımın her gece uyumak için birine ihtiyaç duyması hoşuma gitmiyor. Üniversiteye gittiğinde bu hiç de iyi olmaz. | Open Subtitles | لا أحبّ أن تحتاج إبنتي إلى أحد لينام معها كلّ ليلة، هذا لن يكون جيّد حينما تذهب للجامعة. |
| Açıklamama izin verin, onunla dövüşmeyi... pek sevmem. Çünkü gerçekten... yumruğumu ona yaklaştırmak hoşuma gitmiyor, bu yüzden, kavga ettiğimizde, hanım evlatları gibi dövüşürdük. | Open Subtitles | دعوني أخبركم شيئاً، لا أتشاجر معه لأنّي لا أحبّ أن أمسّه بقبضتي |
| Bu arada kızımı okula bırakırken peşimde bir arabanın olması hiç hoşuma gitmiyor. | Open Subtitles | وبالمناسبة، لا أحبّ أن تتعقّبني سيارة بينما أوصل ابنتي إلى المدرسة |
| Lafımı tekrar etmeyi sevmem. | Open Subtitles | ستجد أنني لا أحبّ أن أكرر نفسي |
| Kendimden söz etmeyi sevmem. | Open Subtitles | لا أحبّ أن أتحدّث عن نفسي. |
| - İnsanları aldatmak hoşuma gitmiyor. | Open Subtitles | لأنّني لا أحبّ أن أغشّ النّاس. |
| Aynı cümlede geçmeleri bile hoşuma gitmiyor. | Open Subtitles | ! لا أحبّ أن يتشاركا نفس الجملة حتى |